Ertesi gün büyük gündü. Ateş'in günlerdir hazırlandığımız doğumgünü partisini yaptık. Çok sayıda arkadaşı ve aileleri gelerek bizi sevindirdiler. Doğumgünü açık havada olduğu için çocuklar istedikleri gibi koşup oynayarak eğlendiler. Biz de ailelerle birlikte rahat rahat oturup keyifle sohbet ettik. Ateş mutlu mutlu hediyelerini açtı. Ara ara çocukların keyifleri kavga nedeniyle bozulsa da genel olarak çok iyi vakit geçirdiler. Ateş'in pastasını, son zamanlardaki en favori oyuncağı olan çöpslerle süsletmiştik. Hem Ateş, hem de diğer çocuklar bayıldılar tabi pastaya. Daha Ateş mumları bile üfleyemeden üzerindeki çöpsler kapışıldı. Çok rağbet gördü. Akşam pestil vaziyetinde eve döndük. Ama kısa bir süre evde kalabildik. Yeniden çıkıp abiyi ve akşam için sipariş verdiğimiz diğer pastayı alarak, hem Ateş'in hem de Kaan'ın doğumgününü kutlamak üzere babaannelere gittik. Bu kutlama için yaptırdığımız pastanın üzerinde "şampiyon galatasaray" yazıyordu. Abinin de o gün sınıf arkadaşlarıyla doğumgünü kutlaması olduğu için, çocukların ikisi de çok yorgundu, eve döndük. Eurovision'da Türkiye'nin şarkısını zorlukla dinleyip uyuyakaldılar.
Dün sabah Ateş'i öperek doğumgününü kutladıktan ve kahvaltı yaptıktan sonra Ateş abisiyle çöps oynadı biraz. Bir süre sonra Ateş'in gösteri kıyafetini giydirme zamanı geldi. Ben Ateş'i giydirmeye çalışırken, O oyunu bırakmamak için gitmek istemedi. Direndi. Pijamalarını çıkarmak istemedi. Mızıldandı. En sonunda beni çileden çıkardı. Doğumgününün olduğu böyle özel bir günde problem çıkardığı için çok kızdım. Haftalardır okuma bayramını beklediğimi, ama Ateş'in saçma gerekçelerle bunu mahvettiğini söyledim. Gerçekten beni çok üzdü ve kızdırdı. O derecede kızınca tabi Ateş Bey hemen yumuşayıveriyor. Anne nolur üzülme, anne heyecanın kaçmasın, diye yalvardı. Neyse kendimi topladım, okuma bayramına doğru yola çıktık.
Çok güzel bir gösteriydi. Sadece Ateş'in sınıfının gösterisi olduğu için, her bölümde Ateş vardı. Dramada zaten meşe rolünde başrollerden birindeydi. İngilizce şarkıda da mikrofondan söyleyen iki kişiden biriydi. Çok güzeldi, çok keyifliydi. Çok mutlu olduk. Gösteri sonrası okuma sertifikalarını aldılar, hediyeler aldılar. Çocukların resimlerinden oluşan sergiyi gezdik. Sonra bir yerde hızla karnımızı doyurup bu sefer hem abinin, hem de Ateş'in yer aldığı konsere gittik. Bu arada Ateş arabada uyuyakaldı yorgunluktan. Konser salonuna gittiğimizde başı şiddetle ağrıyordu. İlaç içirdim hemen. Provadan sonra konser başladı. Ateş son derece cool biçimde çıktığı konserinde bateri ile çok güzel bir sunum yaptı. Abisi de bir yandan gitar çalıp, bir yandan söyledi. İkisi de çok iyiydi. Eve döndüğümüzde yorgunluktan gerçekten perişan olmuştuk.
Çok güzel ve özel bir haftasonuydu. Canım oğlumun 7. doğumgünü böylece geçti. Bugünden itibaren 8 yaşından gün almaya başladı. İyi ki doğdun canım oğlum. Mutlu, sağlıklı, neşeli, eğlenceli, başarılı uzun yıllar ve tüm istediklerin senin olsun. İYİ Kİ DOĞDUN.


