Dün akşam, her sene olduğu gibi, kalabalık bir arkadaş grubuyla yılbaşını kutladık. Bu sefer Ilgınlar'a gittik. Boool yemek yedik. Çocuklar çok eğlendiler. Ateş için yılbaşı bu sene daha önemliydi. Takvimin yapraklarını tek tek sayarak kopardı. Geri sayım yaptı. Heyecanla yılbaşı akşamını bekledi. Çevrenin ve içinde bulunduğun zamanın önemini farketmenin sonucu bunlar bence. Ben de çocukken yılbaşı çok önemliydi. Ateş de büyüdü, o yaşlara geldi. Yalnız çocuğa doğru dürüst yılbaşı hediyesi bulamadık. İki ayrı oyuncakçıya ve bir kitapçıya gittik. Zaten bir dolu oyuncağı ve henüz okumadığı birçok kitabı olduğu için oralardan da birşey beğenemedik. İnternetten bir kutulu oyun, bir de şehir maketi siparişi verdik. Oyuncakçıdan aldığı dinozor maketi (kazıp çıkarılan) ile bunlar Ateş'in yılbaşı hediyeleri oldu.
Odasını kağıttan yaptığı kar taneleriyle süsledi. Bunların uzun süre odasında durmasını istiyor.
Bu sıralarda bana "çürük banana", babasına da "beybicilak" diyor.
Fotoğraftaki yazıyı, ona aldığım stickerlarla yaptı ve işyerime asmamı istedi. İşe gelir gelmez çantamı ve montumu koyduğum dolabın üzerine yapıştırdım. Hergün bu yazıya bakıp mutlulukla gülümsüyorum.
Dün akşam bana ve babasına özel gücü olan ekstra biletler verdi. Normalde bir bilet 2 gün geçerli ve 50 kez öpme hakkı veriyor. Babasına verdiği ekstra biletin üzerinde "500 kere öpme gücü", bana verdiğinde de "6 gün öpme gücü" yazıyor. Böylece bize hediyeler vermiş oluyor.

