Salı, Nisan 07, 2015

Mini tatil

Geçtiğimiz hafta Ateş'in okulu tatildi. Biz de çarşamba-cumartesi arası bir İstanbul gezisi yaptık. Çarşamba öğlene doğru orda olduk. Otelimize yerleşip hemen yemek yemeye çıktık. Abisinin önerisiyle gittiğimiz shake shack'teki hamburgerleri Ateş çok beğendi. İstiklal Caddesi'nde yürüye yürüye (bu arada mısır, krokan, tarihi beyoğlu çikolatacısından çikolata alarak) otelimize döndük. Eşyalarımızı hızlıca yerleştirip miniatürke gittik. Önce helikopter simülasyonuna katıldık. Komik fotoğraflarımızı çektiler. Sonra elimizde broşürle tüm alanı gezdik. Bazılarını çok beğendik. Güzel bir mekandı. Ordan çıkıp nişantaşına gittik, benim bir süredir sosyal medyada takip edip çok merak ettiğim kantine gittik. Küçük ama güzel bir dükkandı. Cengiz ve Ateş yediklerini çok sevmediler, ama ben bayıldım. Tam bana göreydi. Ordan çıktık, taa ocak ayından biletini aldığımız Gülgür Güldür Şov'u izlemek için Beşiktaş Kültür Merkezi'ne gittik. Çok güzeldi. Koltuklarda biraz sıkışsak ve seyircilerin çok uzun konuşmalarından fenalık geçirsek de, şov çok güzeldi. Şimdi heyecanla o bölümün televizyonda gösterilmesini bekliyoruz. En sonunda gece 12 gibi otelimize vardığımızda yorgunluktan perişandık. 

Ertesi sabah, sütişte kahvaltı yaptık önce. Sonra Kabataş'a kadar yürüyüp Büyükada'ya gitmek için deniz otobüsüne bindik. Yolculuk bir saatten biraz fazla sürdü. Çok soğuktu, resmen donduk. Büyükada'ya varınca etrafı gezdik önce. Cengiz'in dedesinin evini bulduk. Cengiz küçükken yazları oraya gider, kalırlarmış. Sonra deniz kıyısında Alibaba Restoran isminde bir balıkçıda balık yedik. İnternette önerilen bir yerdi. Bu arada martılar dibimize kadar gelip bize poz verdiler. Sonra faytonla kısa ada turu yaptık (45 dakika sürüyor). Sonra yine yürüyerek dolaştık, tarihi Prinkipo dondurmacısından dondurma alarak yürüdük. Sonra vapurla Kabataş'a geri döndük. Ateş'in isteğiyle yine shake shack'e gittik. Sonra otele dönüp bayıldık. 

Cuma günü kahvaltımızı otelde yapıp hemen çıktık ve yine vialand'e gittik. Geçen sene de gitmiştik, ama Ateş de Cengiz de tekrar gitmek istediler. Açılış saatinde gittiğimiz için hiç kalabalık değildi. Ateş'in istediği herşeye ikişer kez bindik. Hatta Cengiz hiç istemediği halde Ateş'in ısrarıyla nefeskesene bindiler yine ikisi. Ben binmedim, onların video görüntüsünü kaydettim. Videoyu izlemek bile korkunç. Vikingte ıslandık, maceraperestte çığlık attık (daha doğrusu ben attım). Geçen sene binmediğimiz bazı üniteleri bu sene denedik. Sonuçta öğlen olduğunda Ateş hevesini almıştı. Ordan Ortaköy'e gittik. Güzel bir kumpir ve üstüne waffle yedik. Sonra Zorlu Center'a gittik. Orada dolaşıp ara ara bazı yerlerde oturup dinlendik. Akşam yine orda Jamie's Italian'da Cengiz'in kardeşi ve ailesiyle buluştuk. Geç saatlere kadar birlikte oturduk. Sonra istikamet otel. 

Cumartesi sabahı otele yakın olan Egg Burger'e gittik kahvaltı için, ama kapalıydı. Ateş'in isteğiyle shake shack'e gittik, ama orası da henüz açılmamıştı. İstiklal Caddesi'nden yürüyerek dönerken yine bir kumpircide kahvaltımızı yaptık. Otele dönüp eşyalarımızı aldık ve havaalanına gittik. Akşamüstü evdeydik. Güzelce dinlendik. Ateş, sadece üçümüz gittiğimiz için bu gezide sıkılacağından korkuyordu. Ancak hiç sıkılmadı, gayet iyi vakit geçirdiğimiz güzel bir gezi oldu.
Lilypie Kids Birthday tickers