Cuma, Ocak 28, 2011
Kalıp
Bu hafta içinde Ateş'in okulunda şöyle bir faaliyet yaptılar: Çocuklar büyük boyutta kağıtların üzerine yattılar, öğretmenleri de kalemle çizerek onların kalıbını çıkardı. Bu kağıt pazartesi akşamı eve geldi. Ateş'le bizim görevimiz bu kalıbı Ateş'e benzeyecek hale getirmek, süslemek ve okula geri götürmekti. Kağıt geldiğinde Ateş zaten kendi gözlerini, burnunu, ağzını, kulaklarını çizmişti. Eve gelince de rengarenk çerçevesi olan bir gözlük çizdi kendine. O akşam evde artık giymediği eski giysilerinden bir sweatshirt, bir eşofman ve bir çift de çorap ayırıp kalıptaki Ateş'in vücuduna yapıştırdık. Ertesi gün saç yapmak için yün almam gerekti. Ama herşeyi çok çabuk unuttuğumu bilen Ateş, yün almayı unutmamam için bana bir liste hazırladı.
Fotoğrafta görüldüğü gibi listede YUN yazıyor. Ayrıca hazır alışverişe gitmişken alayım diye, yeni çıkan "beanz"lerden sipariş etti, BINZ yazdı. Bir paket de abisi için alayım diye 2PAKET yazdı, harflerin bir kısmı da ters, ama bu listeye bayıldım. Liste sayesinde ertesi gün unutmayıp alışveriş yaptım. Akşam evde yünden tek tek saçlar kesti (ben tuttum, o kesti). Güzelce yapıştırdık. Ayrıca kalıbı keserek kağıttan ayırdık. Beraber yaptığımız (çoğunu kendi yaptı) bu kalıbı çok beğendik. Kendisi de bir dolu fotoğraf çekti. Sonra okula teslim ettik.
Bugünlerde bir dolu video çekiyor. Özellikle kendi oyuncaklarıyla bir oyun kuruyor, sonra onları konuşturarak, savaştırarak ya da özel efektler çıkararak videolar çekiyor, sonra bize izlettiriyor. Babası da ben de videolara bayılıyoruz. Hepsi kayıtlı.
Pazar, Ocak 16, 2011
Hastalık Sonrası
Nihayet normale döndük. Geçen perşembeden beri tekrar normal rutin hayatımızın keyfini çıkarıyoruz. Çevremizde pek çok çocuk Ateş'le çok benzer hastalıklar geçirdiler. Biz de bu ağır gribin bir tür hayvan (domuz, kuş, vb) gribi olduğuna karar verdik. Neyse, geçti ve kurtulduk, ama dün akşam gelen abinin yine hasta olduğunu üzülerek öğrendik. Şimdi yine beraber mutlu mutlu oyun oynuyorlar, inşallah Ateş'e bulaşmaz, demekten başka elimden birşey gelmiyor.
Dün akşam Ateş'in "en iyi dostum" dediği Alberler bize geldi. Ateş zaten günlerdir Alber'i bekliyordu. Geldikleri andan gittikleri zamana kadar aralıksız çok güzel, sakin, kavgasız ve gürültüsüz oyun oynadılar. Abiyle de Alber'in ablası aynı sınıfta, ama onlar birlikte pek zaman geçiremediler. Biz de aileler olarak güzelce oturup sohbet ettik. Alber ilköğretimde de Ateş'le aynı okula gidecek, umarım aynı sınıfta olurlar. Zaten zaman çooook hızlı geçiyor. Ateş bu yıl içinde ilkokula başlayacak. Bunu birisine anlatırken kendi ağzımdan çıkanları duyduğumda bile inanamıyorum. Oğlum yakında ilkokul öğrencisi olacak.
Bu arada son zamanlarda Ateş, sınıf arkadaşı Miray'ın kendisini çok sevdiğini, sürekli kendisine sarıldığını ve evlenmek istediğini söylüyordu. Hatta uzun hastalıktan sonra ilk okula götürdüğüm gün, "anne, şimdi Miray üzerime atlayacak" diyerek beni çok güldürdü. Alber'in ablası da Alber'in evde "Miray Ateş'e aşık" dediğini anlattı. Bizimkinde kimseye karşı böyle bir istek görmedik şimdiye kadar, bakalım ilerde ne olacak?
Dün akşam Ateş'in "en iyi dostum" dediği Alberler bize geldi. Ateş zaten günlerdir Alber'i bekliyordu. Geldikleri andan gittikleri zamana kadar aralıksız çok güzel, sakin, kavgasız ve gürültüsüz oyun oynadılar. Abiyle de Alber'in ablası aynı sınıfta, ama onlar birlikte pek zaman geçiremediler. Biz de aileler olarak güzelce oturup sohbet ettik. Alber ilköğretimde de Ateş'le aynı okula gidecek, umarım aynı sınıfta olurlar. Zaten zaman çooook hızlı geçiyor. Ateş bu yıl içinde ilkokula başlayacak. Bunu birisine anlatırken kendi ağzımdan çıkanları duyduğumda bile inanamıyorum. Oğlum yakında ilkokul öğrencisi olacak.
Bu arada son zamanlarda Ateş, sınıf arkadaşı Miray'ın kendisini çok sevdiğini, sürekli kendisine sarıldığını ve evlenmek istediğini söylüyordu. Hatta uzun hastalıktan sonra ilk okula götürdüğüm gün, "anne, şimdi Miray üzerime atlayacak" diyerek beni çok güldürdü. Alber'in ablası da Alber'in evde "Miray Ateş'e aşık" dediğini anlattı. Bizimkinde kimseye karşı böyle bir istek görmedik şimdiye kadar, bakalım ilerde ne olacak?
Çarşamba, Ocak 12, 2011
Hastalık
Bu nasıl hastalıkmış böyle, bugün 8. gün hala az da olsa devam ediyor. Biz iyileşti sanırken Ateş'in durumu haftasonu kötüleşti, ateşi geceleri 40'ı geçmeye başladı. 4. günün gecesinde istemeye istemeye antibiyotik başladık. Herhalde viral enfeksiyonun üzerine bakteriyel bir şey eklendi diye düşündük. Kültür aldırmadığımız için hala viral mi, bakteriyel mi bilmiyoruz. Kötü geçen haftasonunun ardından pazartesi ben de evde onunla kaldım, bırakılacak gibi değildi zaten. Bütüüün gün birlikte oyun oynadık: spider man, satranç, oyun hamuru, bilgisayarda indiana jones vs. Durumdan ikimiz de çok hoşnut kaldık aslında. Bütün gün başka kimse olmadan oğlumla zaman geçirmek çok güzel. Cumartesi pazar da bütün gün birlikteydik ama bu kadar çok oynayamamıştık. Neyse dün gece de bir kere ateşi 39'a çıktı, ama sonra sabaha kadar hiç çıkmadı. Bir haftadır da okula gitmiyordu. Artık ben ona ısrar ederek okula götürdüm. Zaten kendi sınıfındaki birçok çocuğun da muhtemelen aynı hastalıktan evde yattığını öğrendik. Bu seneki grip virüsü epeyce kuvvetliymiş anlaşılan, çok süründürdü. Neyse, umarım tümüyle bitmiştir artık. Okulda arkadaşlarını görünce sevindi hemen bahçede top oynamaya başladılar. Sınıf arkadaşları da "Ateeeş, Ateeeş" diye etrafını çevirdiler. Çocuğa çocuk lazım.
Bu resimi hastayken evde yaptı. Resimdeki ev Ateş'in eviymiş. Dört tane kolu varmış evin. Ateş'in evi olduğu için onun her istediğini yapıyormuş. 1 numaralı kolda Ateş için köfte, patates ve kıvırcık makarna hazırlamış ev. 2 numaralı kolda spider man oyuncakları varmış (kendi deyimiyle "spider man hastalığı" aynen devam ediyor). 3 numaralı kolda içinde pipeti olan bir bardak su bulunuyormuş. 4 numaralı kolda ise Ateş'in çok sevdiği turuncu kaplı fıstıklardan varmış. Resmin hikayesini özellikle buraya yazdım, çünkü çok hoşuma gitti, unutmak istemedim.
Bu da geçen hafta başında okulda yaptığı bir resim. O gün bir yılda kaç mevsim, kaç ay, kaç hafta, kaç gün olduğunu öğrendiler. Mevsimlerin de resmini çizmişler. Dört mevsimi de çok beğendim. Özellikle yazın denizde yüzerken yaptığı ve bu nedenle sadece yarısı görünen kız resmini çok çok beğendim. Arkasında da kumsalda oynayan bir çocuk var. Bu duruma göre oğlumun perspektif duygusu süper gelişmiş.
Bu resimi hastayken evde yaptı. Resimdeki ev Ateş'in eviymiş. Dört tane kolu varmış evin. Ateş'in evi olduğu için onun her istediğini yapıyormuş. 1 numaralı kolda Ateş için köfte, patates ve kıvırcık makarna hazırlamış ev. 2 numaralı kolda spider man oyuncakları varmış (kendi deyimiyle "spider man hastalığı" aynen devam ediyor). 3 numaralı kolda içinde pipeti olan bir bardak su bulunuyormuş. 4 numaralı kolda ise Ateş'in çok sevdiği turuncu kaplı fıstıklardan varmış. Resmin hikayesini özellikle buraya yazdım, çünkü çok hoşuma gitti, unutmak istemedim.
Bu da geçen hafta başında okulda yaptığı bir resim. O gün bir yılda kaç mevsim, kaç ay, kaç hafta, kaç gün olduğunu öğrendiler. Mevsimlerin de resmini çizmişler. Dört mevsimi de çok beğendim. Özellikle yazın denizde yüzerken yaptığı ve bu nedenle sadece yarısı görünen kız resmini çok çok beğendim. Arkasında da kumsalda oynayan bir çocuk var. Bu duruma göre oğlumun perspektif duygusu süper gelişmiş.
Perşembe, Ocak 06, 2011
Ateş Ölçme
Ateş bugünü de evde geçirdi. Ateşi çıktığı zaman çok halsiz oluyor, üşüyor, titriyor. Zaten boğazı da ağrıyor. Evde olması daha iyi. Kendi kendine kulağından ateşini ölçmeyi öğrendi. Güzelce ölçüyor. İnternet üzerinden görüntülü konuşma yapıyoruz o evdeyken. Çok güzel oluyor görüntülü konuşmak, o an ne yaptığını gözünle görmek. En son biraz önce konuştuğumuzda, ateşini kulağının yanısıra burun deliğinden ve göbek deliğinden de ölçtüğünü söyledi. Göbek deliğinden ölçünce ateşi 34 çıkmış.
Çarşamba, Ocak 05, 2011
Araba-Tavşan?
Yeni yılın ilk gününde arabayla bir yerlere gitmek için yola çıkacaktık. Babası Ateş'e "yola bak Ateş, o taraftan araba geliyor mu" dedi. Ateş de "araba gelmiyo, hatta tavşan bile gelmiyo" dedi. Sanki yoldan tavşanların da geçmesi rutinmiş gibi, çook güldük. Babasının geçen gün yolda yürürken aklına gelmiş, kendi kendine gülmüş, "herkes beni deli sanacak, ben oğluma gülüyordum" diyor.
Ateş dün geceden beri hasta, ateşi 39,5'a çıkıyor. O yüzden bugün okula gidemedi. Ama okula gidememek kötü birşey artık onun için. Bana daha dün akşam, "küçük yaşlar okulda kalmak istemiyor ama benim sınıfım okulu çok seviyor" dedi. Gerçekten de akşamları okuldan aldığımda hep üzülüyor. Okulda daha çok kalmak istiyor. Bu sene okuldaki en iyi dostu Alber imiş, sonra Cem, sonra da Mehmet Eren geliyormuş. Koza'yla da her zamanki gibi çok iyi anlaşıyor. Bütün sınıf birlikte birçok değişik konuda sohbet ediyorlar, ve onların sohbetleri beni bitiriyor.
Ateş dün geceden beri hasta, ateşi 39,5'a çıkıyor. O yüzden bugün okula gidemedi. Ama okula gidememek kötü birşey artık onun için. Bana daha dün akşam, "küçük yaşlar okulda kalmak istemiyor ama benim sınıfım okulu çok seviyor" dedi. Gerçekten de akşamları okuldan aldığımda hep üzülüyor. Okulda daha çok kalmak istiyor. Bu sene okuldaki en iyi dostu Alber imiş, sonra Cem, sonra da Mehmet Eren geliyormuş. Koza'yla da her zamanki gibi çok iyi anlaşıyor. Bütün sınıf birlikte birçok değişik konuda sohbet ediyorlar, ve onların sohbetleri beni bitiriyor.
Pazar, Ocak 02, 2011
Spider Man
Ateş bu sıralarda fena halde örümcek adama taktı. Geçen hafta yılbaşını hastanede geçirecek olan çocuklara hediye almaya gittik birlikte. Güzel güzel onlara hediye seçti. Sonra orda spider man oyuncaklarından gördü. O ana kadar hiç sesini çıkarmayıp güzel güzel dolaşmıştı bizimle. "Alabilir miyiz" diye sorunca biz de dayanamayıp aldık. Dayanamayıp diyorum, çünkü yılbaşı nedeniyle bir dolu yeni oyuncağı olmuştu, güya daha fazla almayacaktık. Neyse, onu da aldık, eve döndük. Aslında gayet isabetli bir hediye olmuş. Spider man oyuncaklarını o kadar çok sevdi ki, bütün haftayı onlarla oynayarak geçirdi. İlk iki örümcek adam filmini izledik birlikte, severek izledi. Dün evde resim yapmak istedi, tabi ki fotoğrafta görülen spider man resmini yaptı. Sol üst köşedeki çiçek ve Ateş yazısı bana, sağ üst köşedeki kurukafa ve Ateş yazısı da babasına hediye imiş. Yaptığı resmi de şöyle anlattı: "Spider man manyağı bir çocuğa resim dersen, tabi ki spider man çizer".
Bugün de abisinin ödevleri bittiğinden beri büyük bir mutlulukla spider man oynuyorlar. O kadar güzel oynuyorlar ki, seyretmeye doyamıyorum. Oyun kuruyorlar, spider man karakterlerini konuşturuyorlar, esir alıyorlar, savaştırıyorlar, kıkır kıkır gülüyorlar, Cengiz ve ben de hayran hayran onları izliyoruz.
Bugün de abisinin ödevleri bittiğinden beri büyük bir mutlulukla spider man oynuyorlar. O kadar güzel oynuyorlar ki, seyretmeye doyamıyorum. Oyun kuruyorlar, spider man karakterlerini konuşturuyorlar, esir alıyorlar, savaştırıyorlar, kıkır kıkır gülüyorlar, Cengiz ve ben de hayran hayran onları izliyoruz.
Cuma, Aralık 31, 2010
Yılbaşı
Ateş okulunda yeni yılı 2 gün önce yaptıkları bir partiyle kutladı. Okuldaki bütün personel çuvalla zıplama yarışması yapmış, Ateş'in de içinde olduğu bir grup, öğretmenlerin saçlarına mandal takma yarışması yapmış. Pasta yemişler, eğlenmişler. Noel baba Ateş'e iki başlı bir ejderha ile gerçek imajı veren bir yılan getirmiş. Ateş "aslında noel baba diye birisi yok, hediyeyi siz alıp okula verdiniz, biliyorum" dedi. Biz de doğruladık.
Arkadaşlarımızla geçen yılbaşında bizim evde eğlenmiştik. Bu sene İdil ve Can'ların evindeyiz. Orda da bir noel baba aktivitesi olacak, İdil ve Can evlerinin bir odasını disko gibi süslemişler, Ilgın, İpek ve Ozan da gelecek, hep birlikte dans edip eğleneceklermiş. Cengiz ve ben de birazdan iş arkadaşlarımızla yılbaşı kutlaması yapıp çıkacağız. Ateş'i alıp S.tarbucks'ta bir kahve içip evimize döneceğiz. Sonra da yılbaşı partisiiiii...
Yarın abinin gelmesiyle birlikte akşam babaannenin evinde bir yılbaşı kutlamamız daha olacak.
Arkadaşlarımızla geçen yılbaşında bizim evde eğlenmiştik. Bu sene İdil ve Can'ların evindeyiz. Orda da bir noel baba aktivitesi olacak, İdil ve Can evlerinin bir odasını disko gibi süslemişler, Ilgın, İpek ve Ozan da gelecek, hep birlikte dans edip eğleneceklermiş. Cengiz ve ben de birazdan iş arkadaşlarımızla yılbaşı kutlaması yapıp çıkacağız. Ateş'i alıp S.tarbucks'ta bir kahve içip evimize döneceğiz. Sonra da yılbaşı partisiiiii...
Yarın abinin gelmesiyle birlikte akşam babaannenin evinde bir yılbaşı kutlamamız daha olacak.






