Pazartesi, Temmuz 25, 2011

Denize Atlama

  • Ateş cumartesi itibariyle, abisinin yardımıyla denize atlama olayını tamamen çözdü. Artık iskeleden, dubadan, her yerden, kafası tümüyle sulara gömülecek şekilde atlıyor. Ayrıca rahatlıkla dalarak yüzüyor. Denizin içinde bacaklarımızın arasından dalarak geçiyor. Çok da keyif alıyor. Bu işi de hallettiğine seviniyorum. Haftasonu hem abisiyle çok güzel oynadılar, hem de dün gelen okuldan iki arkadaşı Mehmet Eren ve Yağız'la oynadı. Evi özlemiş bir şekilde döndü, şimdi evde. 
  • Orda Toprak Efe'yle birlikte onların odasında gizlice haribo yerken Toprak Efe'nin annesine yakalanmışlar. Annesi, neden haber vermeden yediklerini sormuş. Ateş de Toprak Efe'ye dönerek "Yaa Toprak Efe keşke haribonun kutusunu atsaysın, böyle yakalanmazdık" diye çıkışmış. Çooook güldük buna. 
  • Akşam eve dönüş yolculuğunda ilerde seçebilecekleri meslekleri konuşurken, Ateş şimdilik doktor ya da öğretmen olmak istediğini söyledi. Sonra köpek gezdirmenin meslek olup olmadığını sordular. Meslek olduğunu duyunca Ateş listesine onu da ekledi. Babası eğlenceli bazı mesleklerden bahsedince aralarından bazılarını beğendi ve "lunapark görevlisi olmak da iyi fikirmiş" dedi. Ayrıca abisi de Ateş de fotoğrafçılık da yapmak istiyorlarmış.

Cumartesi, Temmuz 23, 2011

Ateş'in İstekleri

Ateş bugün çok sıkıştığı bir anda, "şu anda en çok istediğim 4. şey çişimi yapmak" dedi. Ben de doğal olarak ilk 3 şeyi sordum. Şöyleymiş:
1. Kral olmak
2. Hiç yaşlanmamak ve ölmemek
3. Sihirbaz olmak.

Çarşamba, Temmuz 20, 2011

Tatile Devam

Tatile devam ediyoruz. Yani Ateş ediyor. Biz de kısa aralıklarla ona eşlik ediyoruz. Hayatından gayet memnun. Sabah istediği saatte (genelde 7.30 civarı) kalkıyor. Evdeysek televizyon izliyor, oyun oynuyor, keyif yapıyor canının istediği gibi. Denizdeysek, kumda oyun oynuyor (çoook seviyor bunu), birlikte denize giriyoruz, yüzüyor, eğleniyor, gece yatmadan önce televizyon seyrediyor. Her koşulda geç yatıyor.
Geçen hafta içinde bir gün çok isteyerek benim işyerime geldi. Önce öğlen onun sevdiği bir cafede birlikte yemek yedik. Sonra işyerime geldi, birlikte laboratuvarları gezdik. Mikroskopta hücreleri inceledi. Elektron mikroskopta 12000 kez büyütülmüş hücreyi ve organellerini gördü. Organellerin ne işler yaptığını anlattım ona. Sonra odamda bilgisayarla oynadı. Bol bol konuşup gevezelik yaptı. Sonra da birlikte playlande gittik, atlama zıplama yerinde sırılsıklam olana kadar zıpladı. Biraz da alışveriş yapıp döndük. Denize gittiğimizde Ateş'in ve abisinin kuzenleri Lal ve Alp'le onların kuzenleri Şan ve Sim gelmişti. Bazen birlikte, bazen ayrı ayrı oynadılar. Tam bizim döneceğimiz gün Kaan'la Şan tartıştılar, birazcık küs ayrıldılar, birbirlerini çok sevmişlerdi, bu sene biraz ayrı düştüler. 
Ateş yarın da babasının işyerine gidecek, bir de sürekli burnunun üzerine düşen gözlüğünü değiştirecekler.

Pazartesi, Temmuz 11, 2011

Tatil

Geçtiğimiz haftanın 5 gününü deniz kenarında geçirdik. Ateş'in İstanbul'daki kuzenleri geldi, Lal ve Alp, tabi ki aileleriyle. Çocuklar yine çok eğlendiler, çok iyi zaman geçirdiler. Alp çok büyümüş, çok tatlı, her işini kendi halleden bir çocuk olmuş, bayıldım. Ateş'e "abi" dediği için Ateş de pek sevindi. Bu tatilde en büyük kuzenler olan Kaan ve Lal'in arasına Ateş de katıldı. Geçen senelerde de ara ara birlikte oynasalar da, bu seneki gibi değildi. Bunda Ateş'in yüzmeyi, dalmayı, rahat rahat suya batmayı öğrenmesinin ve yaşça büyümesinin de çok etkisi oldu. Üçü hep birlikte oynadılar. Ayrıca haftasonu kendi okulundan arkadaşları Erinç ve Yağız da geldiler. Onlarla da bol bol oynadı, çok iyi oldu.
Ateş bol bol yüzdü, oynadı, keyif yaptı. Dün gece eve döndük. Ama haftasonu kuzenler yine gelecekler, yine denizde buluşacağız.

Pazar, Haziran 26, 2011

Güneş Tutulması

Yine hızlı ve eğlenceli geçen bir haftasonundan sonra unutmadan şu konuşmayı yazmam lazım:
Arabadayız ve hep birlikte Manga'nın bir şarkısını dinliyoruz. 
Şarkının sözleri şöyle:
"Her sabah doğan güneş, bir sabah doğmaz oldu" 
Ateş'in sorusu:
"Bu şarkı güneş tutulmasını mı anlatıyor?"

Cuma, Haziran 24, 2011

Pijama Partisiiiiii

Geçtiğimiz salı günü Ateş'in okulunda, sadece 6 yaşlar için özel olarak organize edilen pijama partisi vardı. Ateş 1 senedir bu günü bekliyordu. Okulu bu işi öyle güzel organize etmiş ki, çocuklar günlerce önceden heyecanlanmaya başladılar, bu günü beklediler. Pijama partisinde gerçek diplomalarını alacaklarını öğrendiler. 
Öncelikle o gün okula gitmediler. Zamanlarını evde dinlenerek geçirdiler ki, akşama bol bol enerjileri olsun. Evde booool yedek kıyafet, pijama, su tabancası, yastık, çarşaf, pike hazırladık. Saat sayarak akşamı bekledik. Saat 5'te okula gittik. Bütün çocuklar minik bavullarla gelmişlerdi. Birbirlerini görünce (sanki hiç görüşmüyorlarmış gibi) sevindiler. Biraz okulda vakit geçirdikten sonra 6 gibi okuldan ayrıldık biz aileler olarak. Bu arada okulda hazırlıklar tam gaz devam ediyordu. Sonradan öğrendiğimize göre barbekü partisi ile başlamışlar, bahçeyi süslemişler, su savaşları yapmışlar, ışıklı pek çok oyuncak oynamışlar. Her biri gökyüzüne ışıklı balon uçurmuş, artık hepsinin gökyüzünde birer yıldızı varmış. Sandalye kapma yarışması yapmışlar, Ateş kazanmış. Sonra yatmak için içeri geçmişler, bu arada diplomalarını almışlar. Gece saat 1.30'da Ateş diplomasına sarılıp uyumuş. İlk uyuyan Ateş olmuş. Sabah uykulu uykulu kalkıp bahçede güzel bir kahvaltı yapmışlar. Öğlen gibi de biz gidip çocukları aldık. Çok eğlenmişti, çok da yorgundu. Gerçekten hayatı boyunca unutamayacağı bir gece geçirdi. Öğretmenlerinden öğrendiğim kadarıyla bizimki uyurken sürekli hareket halindeymiş, şaşırılacak birşey değil benim için, evde de öyle. Sürekli üstünü örtmeye çalışmışlar, evde de hiç örttürmez üstünü. Ama öğretmenlerine bunu söylemediğim için gece boyunca üstünü örtmüşler.
Bu gece sayesinde hem çocuklar çok eğlendi, hem de hep birlikte ayrı kalma eğitimi aldık. Çocukların çoğu ilk kez ailesinden ayrı bir yerde kalmış oldu, aileler de ilk kez çocuklarının farklı bir yerde kalmasına alışmaya çalıştı. 
Sonuç olarak harika bir organizasyondu, okula ve öğretmenlerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Çünkü çocuklarımız için bu mükemmel geceyi planladılar. Bütün personel ve bütün öğretmenler, okul müdürü ile birlikte çocuklarla kaldılar. Çocuk başına nerdeyse iki yetişkin düşüyordu. Ateş 3 yıl o okula gittiği için çok mutluyum, çok doğru bir karar olduğunu çok iyi anladım. Ateş iki gündür diplomasını herkese gösterip, onu almak için 3 yıldır çalıştığını anlatıyor. Diploma onun için çok özel.
O gece biz de bazı ailelerle birlikte okula yakın bir yerde yemek yedik, güldük, eğlendik. Çok güzel bir gece geçirdik, hatta bir ara çocukları ziyaret bile ettik, onlarla dans ettik. 
Unutamayacağımız harika bir gün oldu.

Pazartesi, Haziran 20, 2011

Haftasonu ve Babalar Günü

Ateş harika bir haftasonu geçirdi. Cuma akşamından başlayım. Okuldan onu almaya gittiğimizde tabi ki önce bahçede 1-1,5 saat oynadı arkadaşlarıyla, sonra deniz kenarına doğru yola çıktık. Yolda giderken sevdiği şarkıları dinledik birlikte, biraz mısır yedi, sonra da uyuyakaldı. Oraya vardığımızda hiçbir şekilde uyandıramadım. Neyse erkenden uyumuş oldu, ertesi güne erken başladı. Aslında daha iyi oldu. Cumartesi sabahı önce İpekler, sonra da Kozalar geldiler. Çocukların üçü denizde kumsalda oyunlar oynadılar, yüzdüler, eğlendiler. Biz de anne-babalar olarak kumsalda oturduk, sohbet ettik, keyif yaptık, denize girdik. Üçü nerdeyse geceyarısına kadar oynadılar. Sonra İpekleri ve Kozaları yolcu ettik. Bizimki hala uyumaya giderken, "anne Felaket Henry okur musun" diye şansını deniyordu. Ertesi sabah yine sınıf arkadaşı olan ve bir gece önce gelen Yağız'ın çağırmasıyla erkenden uyandı ve kahvaltı bile yapmadan kumda oyuna başladılar. Bu sefer de Yağız'la oynadı, yüzdü, abisi geldi, onunla yavru köpekleri sevdiler. Yağız'la yüzme tahtası ve su tabancasıyla çılgın oyunlar oynadılar. Akşam olunca zar zor banyosunu yapıp akşam yemeğini yedi. Arabaya binerken gözleri kapanmak üzereydi. "Gözlerimin kapakları çok ağır" diye şikayet etti. Akşam 6.30'da uyudu, kucağımızda eve taşıdık, sabah 7.00'de ancak uyandı. Okula götürdüm. Bugün okulda son günü. Yarın pijama partisi var, ondan sonra da isterse gidecek haziran sonuna kadar. 
Dünkü babalar günü için ben Ateş'in ve abisinin adına hediye aldım. Ama ikisi de kendileri ayrıca babalarına hediye yaptılar. Ateş babasına iskelet olan bir resim (işi o olduğu içinmiş), büyük bir gitar resmi (babası sevdiği içinmiş), babasının gitar çaldığı bir resim, bir de canavarlı resim (babası canavar sevdiği içinmiş) hediye etti. Ayrıca babasına balkondaki tamirat işlerinde yardım edecekmiş hediye olarak.
Lilypie Kids Birthday tickers