Çarşamba, Ekim 30, 2013

Ekim Ayı...

Ekimin sonuna geldik. Bu arada birçok olay oldu tabi hayatımızda. Öncelikle veli toplantısını yazayım. Ateş'in bütün öğretmenleri akademik başarısından, ödevlerinden çok memnun olduklarını söylediler. Ayrıca sınıf öğretmeni ve bir İngilizce öğretmeni sınıfta yaramazlıklar yaptığını da söyledi. Tabi bir grup o yaştaki çocuk biraraya gelince mutlaka yaramazlıklar oluyor. Ama tabi öğretmenin de sınıfta belli bir düzeni oturtması gerekiyor ki ders yapılabilsin. Biz de Ateş'le bu konuda konuştuk. Çalışkanlığından çok memnunum ama, açıkçası hiç yaramazlık yapmayan, çok efendi bir çalışkan çocuk olmasındansa abartmadan yaramazlık yapan bir çocuk olmasını tercih ederim. Tabi sınırı geçmemeli. Sonuçta okulla ilgili bir problemimiz yok. Okul-aile karşılıklı olarak birbirimizden memnunuz. Umarım hep böyle gider.
Bu arada büyük sınavları başladı Ateş'in. Geçen hafta Türkçe'den sınav oldular, 100 aldı. Bu hafta da matematik ve hayat bilgisinden sınavları var. Okul aracılığıyla üye olduğumuz bir online çalışma sitesi var. Okulda işledikleri konularla ilgili 10'ar soruluk ekstra testler var. Biz de akşamları o testlerden yapmaya başladık. Yani Ateş yapıyor, ben de yanında oluyorum. Ama konuları tekrar etmek, anlamadığı noktalar varsa tekrarlamak, dikkatsizlikten yaptığı hataları görmesini sağlamak bence çok iyi oluyor.
Bu ay içindeki bayram tatilini deniz kenarında geçirdik. Hepimize çok iyi geldi. Ateş, abisiyle, kuzeniyle, İpek'le ve 2 günlüğüne gelen Onat'la çok çok iyi vakit geçirdi. Bol bol Lili'yi sevdi. Hava iyiydi, ancak denize 1-2 kez girdi. Bisiklet, kum, köpekler vs. ile çok eğlendiler.
Bu ayın değişik haberlerinden birisi de Ateş'in sportif faaliyetleri oldu. Beden eğitimi öğretmeninin tavsiyesi ile cumartesi-pazar sabahları 10'da baskete başladı Ateş. Arkadaşı Kerem de orda olduğundan çabuk uyum sağladı ve tahminimizden çok daha fazla sevdi. Bu durumda artık tenisi bırakırız diye düşünmüştük, ama kendisine sorunca, tenise de devam edeceğini söyledi. Bu haftasonu öğlenleri 13'te tenise de başladılar İpek'le beraber. Bu sene 3 yıldır ders aldığı tenis öğretmeni yerine tenis kulübünde çocukları devam ettirme kararı verdik. Ders alıyorlardı, ancak karşılıklı maç yapma gibi bir durum olmadığından tenis oynama zevkini alamadılar diye düşünüyoruz. Tenis kulübü bu açıdan çok daha profesyonel. Cumartesi günü ilk kez gittiklerinde seviye belirleme testinden geçtiler önce. Öğretmen de bizimkilerin beklediğinden çok daha iyi olduğunu ve performans sınıfına alacağını söyleyince çocuklar bu işe bayıldılar. Şimdi performans sınıfındalar.
Cumartesi Ateş'in kreşten beri aynı okulda olduğu Yağız'ın doğumgününe gittik. Basket ve tenisin üstüne doğumgünü ve akşam da arkadaşlarımıza gidince bizimkinin pestili çıktı. Dün Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak için yapılan yürüyüşe katıldık ailece. Ateş elinde bayrağını sallayarak kutladı bayramımızı. Kalabalık büyük bir grupla epeyce yürüdük. Çok mutlu olduk.
Bir ekim ayı da böyle geçti.

Pazartesi, Eylül 30, 2013

Arkadaş

Ne mutlu ki, bu yaz deniz kenarında hemen hemen hiç yalnız kalmadık. Hep Ateş'in ve bizim arkadaşlarımızla birlikte olduk. Ateş zaten kuzeni Toprak Efe'yle çok iyi anlaşıyor. Artık okul ve servis arkadaşı da oldular. Yaz boyu İpekler geldi, onlar yokken Ömürler geldi. Biz tatile gittik. Sonra Onatlar geldi. Son iki haftasonudur yine Ömürler geldi. Ateş Ömür'le çok iyi anlaşıyor ve çok iyi vakit geçiriyor. Ömür Ateş'ten iki yaş büyük. Haftasonu boyunca sürekli oyun oynuyorlar, çocuğu sanki hiç görmüyor gibi oluyoruz. Sürekli bir hareket var, yüzüyorlar, bisiklete biniyorlar, odada yorgan savaşı yapıyorlar, dubadan atlamaca oynuyorlar, masa tenisi oynuyorlar. Çok memnunum, böyle arkadaşlıkları çok seviyorum. Onlara abi ve Toprak Efe de katılıyor, farklı yaşlarda dört erkek çocuk çılgınca oyun oynuyorlar. Bu durumda tabi ödevler cuma akşamından bitiyor.

Cuma, Eylül 27, 2013

Gözlük Koyma Aparatı

Bir önceki yazıda bahsettiğim gözlük takma ve Ateş'in icadıyla yüzük asma aparatı. Fotoğraftaki yüzük, babasının aldığı lord of the rings yüzüğü.

Perşembe, Eylül 26, 2013

Lord of the rings

Aslında bu yazıyı yaz tatilinde yazmalıydım. Ateş'in çok sevdiği film dizileri var, daha önce yazmıştım: Star Wars, Karaip Korsanları, Indiana Jones gibi. Bu yaz bunlara Yüzüklerin Efendisi serisi de eklendi. Ben, daha Ateş doğmadan önce sinemalarda izlemiştim. Babası ise filmlerden önce okulda kitaplarını okumuş. Hatta birlikte izlediğimiz serinin üçüncü filminde, bir savaş sahnesinde ağladığım için Cengiz hala dalga geçer benimle. Bana göre Ateş'e ağır gelebilecek filmlerdi. Ama izlemeye başladı ve çok sevdi. Herbiri en az 3 saatlik olan filmleri birkaç kez seyretti. Tabi eş zamanlı olarak oyunlarını da oynadı yine. Babası geçen yıl boyu akşamları yatarken az az Hobbit kitabını okumuştu Ateş'e. Onun da etkisi oldu tabi. Neyse, bu yıl da okumak üzere yüzüklerin efendisi kitabını aldılar. Üç kitap birarada, tuğla gibi birşey. Ateş yatarken babası okuyacak diye aldılar, ama okul akşamları Ateş çok kısa sürede uykuya daldığı için, liseye giderken ancak bu kitabı bitirirler diyorum ben. 
Köln'deli Lego dükkanında Ateş'in kendine lego aldığını yazmıştım. O legolar Lord of the Rings legolarıydı. Eve dönünce büyük bir keyifle ve hızla bu legoları yaptı Ateş. Hatta stickerlarla dolu küçük bir kağıdı kaybedip legoya yenisini gönderir misiniz, diye yazdığımızda Almanya'dan Ateş adına o küçük stickerlar geldi. 
Okul açılmadan hemen önce babası Ateş'e, bu yoğun ilgiden dolayı, lord of the rings yüzüğü aldı bir tane. Ateş o kadar çok sevdi ki bu yüzüğü, parmağına çok büyük gelmesine rağmen evdeyken sürekli yüzükle dolaştı. Şimdi de Köln'den kendine aldığı gözlük koyma aparatının burun kısmına takıyor. 
Ama tabi ki okul açılınca bu bol zamanları sona erdi. Okulda arkadaşlarıyla çok güzel zaman geçiriyor.
Dün okulun kayıt olduğu online bir web sitesinden çok kısa İngilizce kitaplar okudu ve çok keyif aldı. Kuralların ve kelimelerin hepsini bilmese de (zaten böyle birşey beklenemez) cümlelerin ne demek istediğini anlaması çok hoşuma gitti.

Pazartesi, Eylül 09, 2013

Okul Başladı

Bugün itibariyle Ateş 3. sınıfa başladı. Bu blogu yazmaya başladığımda Ateş 14 aylıktı, şimdiki durum inanılmaz, zaman çok hızlı geçiyor, Ateş gerçekten kocaman adam oldu. Çok sevdiği arkadaşlarıyla aynı sınıfta, o yüzden çok mutlu. Öğretmeni de çok güleryüzlü, sevecen bir öğretmene benziyor. Tanıyan herkes çok şanslı olduğumuzu söylüyor. Ateş'in geçen seneki öğretmeni, şimdiki öğretmenine Ateş'i ve bizi anlatmış, öyle söyledi bugün. Umarım çok güzel bir dönem geçirir Ateş. Yaz ödevlerini bitirmekte zorlandık bu yıl, ama çok güzel bir yaz geçirdik. Ödevlere son günlerde biraz daha hız verdik, ama gerçekten çoook fazla ödevi vardı. Neyse bu yılki ödevlere hazırlıklı olacak bizimki.
Ateş'in İngilizce öğretmeni, benim de 10 yıldan fazla süredir tanıdığım bir öğretmen, beni helikopter anne diye isimlendirdiklerini söyledi (gerçi kendisi Amerikalı). Yani hep çocuğumun çevresinde ve ona kol kanat olacak şekilde dolaşıyormuşum, herhalde anlamı bu demektir. O anlatırken, kollarını bir pervane gibi açarak beni böyle isimlendirdiklerini söyledi. Çocuğuma çok düşkünüm her anne gibi, ama onun iyiliği için helikopter anne olmamalıyım. Bazı şeylerdeki kontrolümü azaltmaya karar verdim. Ateş'in etrafına dikkat etme seviyesini artırmalıyım. Bu benim için bir dönüm noktası. 

Çarşamba, Eylül 04, 2013

Okul Hazırlıkları

Pazartesi sabahı okula gittik Cengiz'le birlikte. Ateş'in servis ve yemek ödemelerini, okul kıyafeti alışverişini, kitap ve kırtasiye alışverişini hallettik. Okul kıyafetlerinin bir kısmının rengi değişmiş. İyi olmuş gibi duruyor. Dün akşam kitaplarını kaplama işini hallettim. Bu arada Cengiz Ateş'in odasında bir başka iş hallederken, Ateş de benim yanımda yaz tatili ödevinin sona kalan kısımlarından birini bitirdi. Ödevin bir sayfasında 20 adet daire vardı, ve öğrencilerden bu dairelere çeşitli eklemeler yaparak yaratıcı şekiller ortaya koyması istenmişti. Ben, bu ne zor ödev, ne yapacak şimdi diye düşünürken, Ateş, dünyadan güneşe, tırtıldan otobüse hepsini çiziverdi. Bende pek olmayan yaratıcılık onda fazlasıyla var. Üstelik hayal gücü inanılmaz gelimiş durumda. Acaip aşamalı oyunlar kuruyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Ancak yine de son iki gündür evde kuzeninin varlığı da Ateş'e çok iyi geldi. Bugün kuzeni gelmediği için üzüldü. Aralarında 3 yaş var, ama özellikle yalnız olduklarında çok güzel oyun oynuyorlar.
Sonuç olarak okul pazartesi başlayacak, Ateş'in sınıf arkadaşları ve öğretmeni o gün belli olacak ve saç kesilmesi haricinde Ateş ve biz okula hazırız. Bugün berbere götürmek istediğimi söyledim, çok itiraz etti yine. Berbere gitmeyi hiç istemiyor. Ama saçları gözlerine giriyor, favorileri çok uzadı. Kısacık kestirmek ben de istemiyorum, ama birazcık kısaltmamız şart. Bakalım ne yapacağız?
Bu yaz tatilimiz çok güzel ve bol aktiviteli geçti. Ateş arkadaşlarını özledi. Ama ödevlerin fazlalığı bizi yordu. Umarım seneye bu kadar çok ödev olmaz.

Salı, Eylül 03, 2013

Lili, Max, Rex

Lili'nin 9 tane yavrusu olduğunu yazmıştım. Bu 9 yavrunun hepsi yakın zamana kadar hayattaydı. Maalesef Ateş'in Mango adını verdiği yavru su içmeye çalışırken öldü. Hepimiz çok üzüldük. Daha sonra Ateş'in amcası, sayıca çok fazla olan bu yavrulara ve bir önceki yavrular olan Zeytin ve Limon'a yer buldu. Bir kasabın bekçi köpeği oldular. Ama Ateş dedesini ikna ederek Lili ile birlikte 2 yavrunun kalmasını sağladı. Bunlardan biri Kaan'ın ve Toprak Efe'nin köpeği oldu: Max. Diğeri de Ateş'in köpeği oldu: Rex. Ama üçü de bütün köpeklerle oynuyorlar, üçü de üçünün sahibi oldu. Lili zaten hep dışarda, diğerlerini de biz gittikçe çıkarıyoruz. Ama Max ve Rex inanılmaz yaramazlar, sürekli bir oyun ve kavga halindeler. Bir topu paylaşmamak için kırk takla atıyorlar. Anneleri Lili artık onlara pek pas vermiyor. Ama bizim çocuklar ellerinden gelen herşeyi yapıyorlar yavrular için. Max çok yaramaz, Rex'e ise venüs sinek kapan, ya da ısırgan otu diyorlar çok ısırdığı için. Bu 3 köpek bizim çocukların hayatında büyük yer tutuyor, bizim için çok önemliler.
İki gündür Toprak Efe bizim evde Ateş'le beraber kalıyor. İkisi için de iyi oldu bu iş. Eve gelince bir süre sonra sıkılıyorlar çünkü. Birarada olunca çoğunlukla oyun oynayıp iyi vakit geçiriyorlar.
Lilypie Kids Birthday tickers