Aslında bu yazıyı yaz tatilinde yazmalıydım. Ateş'in çok sevdiği film dizileri var, daha önce yazmıştım: Star Wars, Karaip Korsanları, Indiana Jones gibi. Bu yaz bunlara Yüzüklerin Efendisi serisi de eklendi. Ben, daha Ateş doğmadan önce sinemalarda izlemiştim. Babası ise filmlerden önce okulda kitaplarını okumuş. Hatta birlikte izlediğimiz serinin üçüncü filminde, bir savaş sahnesinde ağladığım için Cengiz hala dalga geçer benimle. Bana göre Ateş'e ağır gelebilecek filmlerdi. Ama izlemeye başladı ve çok sevdi. Herbiri en az 3 saatlik olan filmleri birkaç kez seyretti. Tabi eş zamanlı olarak oyunlarını da oynadı yine. Babası geçen yıl boyu akşamları yatarken az az Hobbit kitabını okumuştu Ateş'e. Onun da etkisi oldu tabi. Neyse, bu yıl da okumak üzere yüzüklerin efendisi kitabını aldılar. Üç kitap birarada, tuğla gibi birşey. Ateş yatarken babası okuyacak diye aldılar, ama okul akşamları Ateş çok kısa sürede uykuya daldığı için, liseye giderken ancak bu kitabı bitirirler diyorum ben.
Köln'deli Lego dükkanında Ateş'in kendine lego aldığını yazmıştım. O legolar Lord of the Rings legolarıydı. Eve dönünce büyük bir keyifle ve hızla bu legoları yaptı Ateş. Hatta stickerlarla dolu küçük bir kağıdı kaybedip legoya yenisini gönderir misiniz, diye yazdığımızda Almanya'dan Ateş adına o küçük stickerlar geldi.
Okul açılmadan hemen önce babası Ateş'e, bu yoğun ilgiden dolayı, lord of the rings yüzüğü aldı bir tane. Ateş o kadar çok sevdi ki bu yüzüğü, parmağına çok büyük gelmesine rağmen evdeyken sürekli yüzükle dolaştı. Şimdi de Köln'den kendine aldığı gözlük koyma aparatının burun kısmına takıyor.
Ama tabi ki okul açılınca bu bol zamanları sona erdi. Okulda arkadaşlarıyla çok güzel zaman geçiriyor.
Dün okulun kayıt olduğu online bir web sitesinden çok kısa İngilizce kitaplar okudu ve çok keyif aldı. Kuralların ve kelimelerin hepsini bilmese de (zaten böyle birşey beklenemez) cümlelerin ne demek istediğini anlaması çok hoşuma gitti.
