Ateş için bu blog sayfasını yazdığıma çok çok memnunum. Şimdi yandaki arşiv kısmında 2006, 2007, 2008 yazıları yer alacak, ne güzel. Keşke doğduğu zaman ya da hamileyken başlasaydım, ama blog sayfalarını ilk kez Ateş 14 aylıkken gördüm ve hemen başladım.
Aslında Ateş için hazırladığımı yazdım başta, ama herhalde ondan çok ben okuyacağım. Şimdi eski yazıları eski yılları okuyup bazen kahkahalar atıyorum, bazen o günlere geri dönüyorum. Kesin olan şu ki, buraya yazdıklarımı bile unutmuş oluyorum. Demek ki yazmasam herşeyi unutacağım ve Ateş'le ilgili hiçbir şeyi unutmak istemiyorum. Bazen keşke kendimle ilgili de günlük tutsaymışım çocukluğumdan beri diyorum ama artık çok geç. Dün telefonda Belgin'le asistanlık zamanlarımızdaki anılarımızı konuştuk. Ben bir kısmını konuşunca hatırladım, bir kısmını hiç hatırlamadım. Halbuki çok güzel günlerdi.
Ateş'e gelince dün okuldan gündüz (saat 14.30'da) aldığım için çok sevindi. Ama şimdi hergün gündüz almamı istiyor. Bu sabah kalktık, peynirli kanepe hazırladım, toplam 5 lokma yedi. Kahvaltıdan sonra monopoly junior ve bil bakalım kimim oynadık. Kendi kendine araba yarıştırdı. Sonra öğle yemeği için ton balıklı pizza istedi. Biraz önce yaptım. "Yemeeeem, ben ton balıklı makarna istiyoduuuum" diye ağladı. Ben de kızdım ve yedirmeyi reddettim, yemeği de kaldırdım. Şimdi babası ve abisiyle yiyor. Ben yemediği için değil, bana ısmarlayıp sonra bir lokma bile almadan başka birşey için ağlamasına kızdım. Ama şu anda biraz önce deli gibi ağlayan çocuk sanki hiç ağlamamış gibi, sohbet ederek yemek yiyor.
