Güzel geçiyor. Yalnız bu sıralar inatçılık ve yaramazlık had safhada. Dün akşam bir anlaşma yaptık. O, düzgün davranmaya ve benim istediklerimi yapmaya çalışacak, ben de daha az kızmaya, ya da kızmamaya çalışacağım.
10 Nisan pazar günü Ateş, arkadaşlarıyla birlikte denize girdi. Anne babalar olarak inanamadık, ayaklarımızı bile suya sokamadık, ama çocuklar çooook eğlenerek denize girdiler. Bizim amacımız aslında deniz kenarında piknik yapmaktı, çocuklar işi ilerlettiler. Çok keyifli bir gün geçirdik. Eve dönerken yağmur yağmaya başladı. Abisini bırakmak için arabadan inip tekrar bindiğinde Ateş'e yağmur yağıyor mu, diye sordum. O da bana "keseliyor (çiseliyor, demek istedi)" dedi. Bunun üzerine -ona belli etmeden- kahkahalar attım, gözlerimden yaşlar geldi.
