İki gün önce okulda 5 yaştan Alya'nın doğumgünü varmış. Ateş'in sınıfı da bir dolu yaramazlık yapmış. Tam yaramazlığın üzerine 5 yaşın öğretmeni Serap öğretmen sınıfa girip Alya'nın tüm 6 yaş için hazırladığı hediyeleri getirmiş. Ateş'in öğretmeni Zekiye öğretmen de "hem yaramazlık yapıyorsunuz hem de üstüne hediye geliyor, bu ne biçim iş" demiş. Bunun üzerine Ateş kalkıp "öğretmenim biz yaramazlık yaptık, bu hediyeyi haketmedik, hediyelerimiz verme" demiş. Öğretmeni bize anlatırken, bu sözün üzerine ne yapacağını şaşırdığını, verecekse bile artık hediyeleri vermesinin mümkün olmadığını kahkahalarla anlattı. Biz de çok güldük. Cengiz, eğer daha büyük sınıf olsaydı, böyle bir sözün üzerine sınıf arkadaşlarından dayak yiyeceğini söylüyor. Ona göre bu basit erkek mantığı değilmiş. Neyse bir sonraki gün hediyeler ve özel yapılmış kek eve geldi. Bugün öğlen oğluma çok sevdiği acıbadem kurabiyelerinden de aldım. Akşama birlikte yeriz.
Ateş'in damak tadı bana çok benziyor. Geçen hafta tam buğdaydan yapılmış makarnayı benimle birlikte bayıla bayıla yedi. Bu akşam da tavuklu, közlenmiş kırmızı biberli ve fesleğenli tam buğday makarnası var yemekte.
Dün akşam Ömürlere gittik, Ateş Ömür'le oynamaya bayılıyor. Gece eve dönmek istemedi.
Fotoğraf: jambon suratlı Ateş.

