Çarşamba, Temmuz 11, 2012

Disneyland

Disneyland'deki 2 günümüzü de unutmadan yazmaya karar verdim.
Main street: Her yerde fotoğrafı olan bir şatodan (fotoğraftaki) geçilerek giriliyor. Şatonun sadece girişini gezebildik. Üst katlarına da sonra çıkalım dedik, ama zaman kalmadı. Şatodan main streete giriliyor. Burada küçük bir kasaba canlandırılmış. Bütün binalar bir dönemi yansıtacak şekilde düzenlenmiş. Burda bol bol alışveriş yapılacak dükkan var. Kurabiyeler, muffinler vb satan yerler de mevcut.
Fantasyland: Main streetten sonra biz fantasylande girdik. Burda önce Mad Hatter's tea cups'a bindik. Çok kısa bir kuyruktan sonra binebildik, eğlenceliydi. Sonra yine kısa bir kuyruktan sonra It's a small world aktivitesine katıldık. Burda suyun içinde gezen küçük bir bota biniliyor, sağda ve solda birçok ülkenin özellikleri, giysileri, hayvanları vs.'yi gösteren modeller konulmuş. Çoğunun fotoğrafını çektim. Çok güzel bir renk cümbüşü içinde, bir şeyi incelerken yenisine hızla geçilen güzel bir aktiviteydi. Sonra sırada Alice's Curious Labyrinth vardı. Açık havada gerçekten bir labirent oluşturmuşlar, bizim çocuklar hevesle dolaştılar içinde. Sonra sıra bekleyerek Peter Pan's Flight'a bindik. Çok güzeldi, beğendik. Çıktığımızda acıkmıştık, yakındaki bir yerde hızlıca yemeğimizi yedik ve frontierlande geçtik.
Frontierland: Burda tamamiyle bir vahşi batı ortamı kurulmuştu. Öncelikle binen insanların çıkardığı seslere bakarak Big Thunder Mountain sırasında girdik. Fast pass'te de sıra var diye normal kuyruğa girdik, ama kendilerinin de söyledikleri gibi tam 1 saat bekledik. Beklediğimize değdi, o ana kadarki en eğlenceli aktivite buydu. Yapay bir dağın etrafında trenle hızla yapılan bir yolculuktu. Çok eğlendik, çığlık çığlığa bağırdık. Çıkışta fotoğraflarımızı gördük. O eğlenceyi hep hatırlamak için fotoğrafı aldık. Sonra Thunder Mesa Riverboat Landing'te güzel ve sakin bir nehir yolculuğu yaptık. Çoğu şey yapaydı, ama gerçekten çok güzel yapmışlar. Daha sonra Phantom Manor perili eve girdik. İnanılmaz bir ortam hazırlamışlar, çok güzeldi. Burayı da bitirip adventurelande gittik.
Adventureland: Burda önceden Indiana Jones and the Temple of the Peril'e girmeye heveslenmiştik, ama 140 cm boy sınırı vardı. Ateş 130 cm, bu nedenle giremeyeceğiz diye üzülüyordum. Gittiğimizde zaten bakım çalışmaları nedeniyle kapalı olduğunu gördük, üzülmemize gerek kalmadı. Pirates of the Carebbian'a bindik, yanındaki notta ıslanma riski var yazıyordu. Yine bir botun içinde bir taraftan yüzerken bir taraftan da filmin birebir canlandırılmış hali sahne sahne sıralanmıştı. Çok başarılıydı, herşeye inanılmaz para harcamışlar. Ateş filmleri çok iyi bildiği için daha bir güzel oldu. Çıkışta temalı dükkandan alışveriş yaptık. Ateş, şu anda da favorisi olan bir kafatası ve filmdeki madalyondan (eve dönünceye kadar her saniye bununla oynadı) aldı, çocuklara tişörtler ve Ateş'e kalemkutusu aldık. Sonra Robinson Treehouse'a çıktık. 27 metre yüksekliğinde çok güzel bir ağaç ev yapmışlar. Evin her bölümünü canlandırmışlar, dekor ve tasarım çok güzeldi. Adventure isle'de gezdik. Birçok labirent mağaraya girdik. Kafatası şeklinde kayayın önünde fotoğraf çektik. Indiana Jones filmlerindeki ip köprülerden geçtik. Pirates Beach'i gördük. Arada her akşam 7'de düzenlenen geçit törenini izledik. Burda çocuklar çimlerin üzerinde yuvarlanarak çok eğlendiler.
Discoveryland: Ertesi gün, önce frontierlanddeki Big Thunder Mountain'a bir kez daha binmek için fast pass alıp sonra da discoverylande girdik. İnsanlardan çığlık seslerinin geldiği Space Mountain'a gittik, ama 1.32 cm olan boy sınırlamasına takıldık. Buzz Lightyear Laser Blast'ta ve Autopia'da inanılmaz kuyruk vardı, gözümüz yemedi, ayrıca stüdyolara zaman kalmayacak diye korktuk. Bunlar da çok güzelmiş, ama binemedik. Big Thunder Mountain'daki ikinci turumuzu da çığlık çığlığa tamamladıktan sonra discoverylande dönüp Star Tours'un sırasına girdik. Tabi ki bütün star wars filmlerini ezbere bilen Ateş için çok iyi oldu burası. Kuyrukta beklerken R2D2 ve C3PO'nun fotoğraflarını çektik bol bol. Star Tours da 5 boyutlu sinema gibi bir aktiviteydi. Çıkıştaki dükkanlardan alışveriş yaptık, Ateş kendine burda olmayan star wars karakterleri aldı.
Walt Disney Studios: Buraya bir öğleden sonrayı ayırabildik sadece. Çok yer vardı, ama hem yorgunluktan hem de kuyruklardan heryere giremedik. Öncelikle Rock 'n' Roller Coaster Avec Aerosmith'e fast pass aldık. Sonra Toy Soldier Parachute Drop'ta sıraya girdik. Ama fast pass biletlerimizin zamanı geldiği halde sıra bize gelmeyince buna binemeden ayrıldık. Rock 'n' Roller Coaster Avec Aerosmith inanılmaz hızlı, yer yer 360 derece dönüşlerin olduğu, acaip bir roller coasterdı. Aerosmith müzikleri eşliğinde gerçekten çığlık çığlığa bindik. Çok çok güzeldi. Çok görmek istediğim Armageddon kapalıydı. The Twilight Zone Tower of Terror'a gidecek zaman kalmadı. Yüksekten bir anda hızla düşen bir asansörmüş bu. Finding Nemo Crush's Coaster'da da çok kuyruk olduğu için binemedik, beklemeye zaman kalmadı. Studio Tram Tour: Behind the Magic açık otobüsle yapılan bir yolculuktu, yolda filmlerden bazı sahneler canlandırılmış ve gerçekten filmlerde kullanılmış bazı malzemeler (arabalar, heykeller, tanklar vb) vardı. Otobüs bir yere gelince durdu. Burda dağlık bir arazi yapılmıştı, Önce deprem ve tankerden sızan benzin nedeniyle yangın simülasyonu yapıldı. Sonra dağlardan gelen çok ciddi miktardaki su, yangını söndürdü. Çok güzeldi. Böyle bir şey beklemediğimiz için videoya kaydedemedim. Sular bizim üstümüze gelecek sandık, herşey o kadar gerçekçiydi. Sonra otobüsteki ekranda bu durumun gerçekten filme çekilmiş halini gördük. Çok başarılıydı. Bu arada otobüste bizim önümüzdeki sırada tekerlekli sandalyesiyle bulunan bir engelli gencin durumu, Ateş'i de beni de çok etkiledi. Ateş sürekli çocuğun hastalığıyla ilgili sorular sordu, çocuk için çok üzüldü. Ben de hem çocuk için, hem de yanında olup elini tutan sevgi dolu annesi için çok üzüldüm. Yine stüdyolarda çok sayıda filme ait canlandırmalar vardı. Şimşek McQuenn, Mater, Guido ve Luici'nin önünde fotoğraflar çektim. Ama Ateş'in bu filme 2-3 yaşında olan büyük ilgisi kalmamış tabi.
Sanırım bu kadar, önerilen aktivitelerin çoğunu yaptık, yapamadıklarımız da bir sonraki sefere artık. Ateş'i çocukken buraya getirebildiğimiz için mutluyum, ama sadece çocuklar için değil, aynı zamanda büyükler için de çok eğlenceli ve güzel bir yer. İyi ki gitmişiz :)  
Lilypie Kids Birthday tickers