Perşembe, Kasım 02, 2006

Hastalıklar başladı, sel tehlikesi devam ediyor

Epeydir hastalanmamıştı Ateş, 2 gündür biraz hasta. Ateşi çıkıyor. Neyse ki çok yükselen ve çok inatçı bir ateş değil bu sefer. Burnu da akıyor ve iştah tabi ki çok azaldı. Yukardaki fotoğrafta babasıyla birlikte "bu bez hep popoya takılıyor, acaba şapka olarak nasıl dururdu" sorusuna yanıt aradılar. Sabah uykudan kalktığında hep böyle gözleri şiş oluyor benim gibi.

Burda çocuk ailesini taklit eder sözünü kanıtlıyoruz. Biz ona ne yapıyorsak o da köpeklerine yapıyor, köpeğinin ateşini ölçüyor.

Dün Mersin'deki sel tehlikesiyle birlikte çocuğumun evde bakılacak kadar küçük olmasının değerini anladım. Ben Ateş'in evde güvende olduğunu bildiğimden gayet rahattım. Her koşulda eve ulaşabileceğimi biliyordum. Ama birçok arkadaşım servisle okuldan gelecek çocukları için büyük korkular yaşadılar, neyse ki dünü problemsiz atlattık. Dünkü göz gözü görmeyen inanılmaz havadan sonra bu sabah Mersin'i görseniz inanamazsınız. Sanki yaz aylarındayız. Güneş gözlüğü takacak boyutta güneş var. Kısa kollu tişörtlerle gezilebilir. Gökyüzü masmavi, ama yarın yeni bir sel tehlikesi başlıyormuş.


Bugün son olarak evlilik yıldönümümüzden bahsedeyim. Dün evlilik yıldönümümüzdü. Ateş doğduğundan beri ilk kez gece (pazar gecesi) dışarı çıktık. Arkadaşlarımızla yemek yedik, bowling, langırt vs. oynadık, çok eğlendik. Ateş de babaannesi ve Hamdiye ablasıyla beraber evde kaldı, hiç problem çıkarmamış. Onları "hıaaa" diyerek korkutmuş bol bol. Pastayı dün akşam Cengiz'in kardeşi Yavuz ve eşi Banu (evet evet iki kardeş Banu isminde kızlarla evlenmişler) getirdiler, tabi ki (diyete rağmen) yedim. Ateş de mumları üflemeye çalıştı, ama yine başaramadı. Umarım 2. doğumgününe kadar mum üflemeyi öğrenir.
Lilypie Kids Birthday tickers