Pazartesi, Kasım 10, 2008

Ateş'in Kararları

Fotoğraf Ateş'in kendi yaptığı mumları yaktığı akşamdan. Bu aralarda her türlü faaliyet hızla yapılıyor.
Şöyle bir baktım da son yazılarda hep okuldan bahsetmişim. Ama çok normal. Ateş'in ve dolayısıyla benim hayatımızda çoook önemli bir aşamaydı. En son ağlamıyor diye yazdığımdan beri ağlamıyor. Neyse ki, -bu sene göndermeyelim- fikrinden çabucak vazgeçmişiz. Cuma günü, bir gün önceki tiyatronun üzerine Atatürk Evi'ni ziyaret ettiler. Yine servisle gitti tabi. Öğretmenlerin söylediğine göre bütün çocuklar servisle yolculuk yapmayı çok seviyorlarmış. Ama Ateş'i ilkokula kadar hep ben götüreceğim ve alacağım. Aksini hiç düşünmüyorum. Sonra zaten bütün öğrenim hayatında servise binecek, bari şimdilik ben götüreyim.
Neyse, Ateş'in kararlarına gelelim. Bu sabah, iki günlük tatilin üzerine ağlar diye tahmin ediyordum, ama hiç ağlamadı. "Artık okula gitmiycem diye hiç ağlamıycam, annemi özledim diye hiç söylemiycem" dedi. Ben de, hiç ağlamama kararına çok sevindiğimi, artık tam bir abi gibi davrandığını, ama isterse annemi özledim diyebileceğini, bunun hiç de kötü birşey olmadığını söyledim. Sabah ben banyodayken ablasına "annemi üzmemek için okula gidiyorum" demiş. Yani galiba bu aşamayı atlattık. Okula gitmesini çok istiyorum. Hem ben biraz fazla koruyucu bir anne olduğum için benim olmadığım bir ortamda bulunmasının onun kişisel gelişimi için iyi olacağını düşünüyorum; hem de okulda iyi vakit geçirdiğini düşünüyorum. Şarkılar, oyunlar, aktiviteler bir dolu şey yapıyorlar birlikte. Arkadaşlarla birlikte oyun oynamayı öğreniyor. En geç 5.30'da evde oluyoruz, ondan sonra da yatana kadar evde oyun oynuyor, oyuncaklarını özlediği için bize bile ihtiyaç duymuyor oynarken. Gece 9'dan sonra banyomuzu yapıp, onun istediği kitapları okuyup, (genellikle birlikte) 10 gibi uyuyoruz.
Daha önce yazdım mı hiç anımsamıyorum, birkaç haftadır Ateş gece sütünü içerken biberonu bıraktı. Artık büyüdüğü için okunan kitaplardan sonra sütünü bardakla içiyor ve uyuyor. Ben zor bırakacağını sanmıştım, ama sadece bir akşam "hadi artık bardakla içelim, biberon bebekler için" dedim ve hiç problemsiz bardağa geçtik. Demek ki ben hep biberonla verdiğim için o da içiyormuş diye düşündüm. Onun hakkında her düşündüğümün doğru olmadığını da bir kez daha anladım.
NOT: Dün Ateş'in saçlarını kestirdik. Saç kesiminin hemen hepsini kamerayla kaydettim (Hadi Ateş birlikte seyredelim). Bir çocuk saçları kesilirken bu kadar mı tatlı olur. Ayrıca hangi çocuğun saç kesimi sırasında uykusu gelir? Ateş son seferde koltukta uyuyakalmış, babası kucağında getirmişti. Bu sefer yine o kadar çok uykusu geldi ki, hepimiz onu uyanık tutmaya çalıştık. Koltuktan inince yine eski cin haline geri döndü.

Lilypie Kids Birthday tickers