İşte Ateş ve babasının kilden yaptıkları (daha doğrusu Ateş'in yapılacak balıkları seçtiği, babasının da yapıp maket boyasıyla boyadığı) balıklarımız bunlar. Şu anda salonun orta yerinde asılı duruyorlar. Ama misina ile asıldıkları için hemen ipleri birbirlerine karışıyor, Cengiz itina ile açıyor. Balıklar hala Ateş'in en büyük ilgi alanı olmaya devam ediyor. Şu anda balık konusunda Ateş kesinlikle benden çok şey biliyor, birçok balığı tanıyor.
Okula başlayalı yaklaşık 3 ay olmasına rağmen, hafif bir öksürükten başka hastalık geçirmeyince çok sevinmiştim ki; geçen hafta Ateş ağır bir viral hastalık geçirdi, hatta halen geçiriyor. Önce ateş yükselmesi başladı, sonra da ishal. Ama nasıl bir ishal, çocuk tuvaletten kalkamıyor. Haftasonu gece uykusunda bile 8-9 kez uyanıp kaka yaptı. Dün doktorumuz Selda teyzenin önerisiyle barsak florasını yeniden düzenleyecek bir ilaca başladık. Bugün daha iyi. Geçen perşembeden beri okula gitmiyor. Bugün gider diye düşünmüştüm ama daha hazır değil. Umarım yarın gidebilecek konuma gelir. O kadar yorgun oluyor ki, kucağımda uyuyakalıyor, yatağına gidince kitap seçiyor okumam için, ama yatar yatmaz uykuya dalıyor. Sürekli karnını ovduruyor bana. İştah sıfıra indi, kilo verdi hemen. Neyse acısını çıkarırız yakında. Söylemesi ayıp ama, kakayı katı göreceğim zamanı iple çekiyorum.
NOT: Cumartesi çok kısa bir süre dışarı çıkarak (ishal sebebiyle) ikişer tane fanus balığı aldık Ateş'e ve abisine. İkisi de söz verdi, kendileri yemeklerini verecekler. Ateş çok hevesli ve istekli. İki gündür yemeklerini veriyor. Böyle giderse akvaryum alırız diye konuştuk babasıyla. Abisi de annesinin evine götürdü, orda bakacak.
