Tatil çok güzel geçiyor. Cumartesi sabahı Pelin geldi. O günü evde geçirdik. Pazar günü hamburger turundan sonra baba ve abi a-ro-g filmine gittiler, Ateş, Pelin Teyze ve ben de Ma-da-gas-kar 2'ye gittik. Fotoğraf sinemadan. Ama filmin 2. yarısını Ateş'in eve dönme ısrarları yüzünden izleyemedik. Evde mutlu mutlu arabalarıyla oynadı.
Pazartesi günü dedeler ve büyükdedelere bayram ziyareti yaptıktan sonra sahilde bir balık lokantasına gittik. Fotoğrafta lokantada yemeğini bekleyen Ateş görülüyor. Pek de iyi yemedi aslında. Bu arada diare durumumuzdan bahsedeyim. Cumartesi sabahından beri -söylemesi ayıp- katı kaka yapıyor. Çok mutluyum. Ama hala süt vermiyoruz. En az 1 hafta sonra vermeye başlayabileceğiz. Umarım bu arada sütü unutmaz. Çok severek içiyordu. Ama süt vermediğimiz için hiç problem çıkarmadı. Bu arada Ateş ve abisi, bayram ziyaretlerinde topladıkları harçlıkları oyuncakçıda değerlendirdiler. Ateş, patisine basınca haylayan ve kıvrım kıvrım kıvrılan bir köpek aldı kendine.
Aynı günün akşamı Ateş, Pelin ve ben evde oyun hamurları oyun saati yaptık. Bu şu demek: Evde daha önceden varolan bütün oyun hamuru oyuncaklarımızı çıkardık. Ahtapot, berber, değişik kalıplar, hepsini çıkardık. Bin türlü değişik şey yaptık oyun hamurlarıyla. Hatta Pelin teyze bir ara kendini kaybederek aşağıdakileri yaptı:
Dün ise, önce hayvanat bahçesi gezisi, ardından bir tavuk lokantasıyla dış gezilerimizi tamamlayıp eve, arabalarla oynamaya döndük. Bu sabah ise, yeni açılan bir yere kahvaltıya gittik. Hava soğuktu, ama güneş süper ısıtıyordu. Bahçedeki şişme hava oyuncaklarında oynadı bizimkiler. Ateş arada bir koşarak bana yavru koala gibi sarıldı ve "çok eğleniyorum" dedi. Hakkaten de çok eğlendi. 
Aynı günün akşamı Ateş, Pelin ve ben evde oyun hamurları oyun saati yaptık. Bu şu demek: Evde daha önceden varolan bütün oyun hamuru oyuncaklarımızı çıkardık. Ahtapot, berber, değişik kalıplar, hepsini çıkardık. Bin türlü değişik şey yaptık oyun hamurlarıyla. Hatta Pelin teyze bir ara kendini kaybederek aşağıdakileri yaptı:
Dün ise, önce hayvanat bahçesi gezisi, ardından bir tavuk lokantasıyla dış gezilerimizi tamamlayıp eve, arabalarla oynamaya döndük. Bu sabah ise, yeni açılan bir yere kahvaltıya gittik. Hava soğuktu, ama güneş süper ısıtıyordu. Bahçedeki şişme hava oyuncaklarında oynadı bizimkiler. Ateş arada bir koşarak bana yavru koala gibi sarıldı ve "çok eğleniyorum" dedi. Hakkaten de çok eğlendi. 
