Geçtiğimiz çarşamba günü okulda yerli malı haftası kutlaması vardı. Pazartesi akşamından bize bir kağıt verdiler. Kağıtta bir şiir vardı, şiiri çarşambaya kadar Ateş'in öğrenmesini sağlamamızı istediler. Şiir şöyle:Çilektir benim adım
Herkes bayılır bana
Şekere batırıldığımda
Doyulmaz tadıma
Akşam önce ben, sonra Ateş söyleyerek şiiri çalıştık. Kolayca öğrendi. Öğrenme çalışmalarımız sırasında Cengiz kolayca öğrenebilmesi için bazı numaralar yaptı. Eşektir benim adım, kimse bayılmaz bana, bala batırıldığımda..... gibi yanlış şeyler söyledi. Ateş bunlara çoook güldü ve eğlendi. Ayrıca doğrusunu söyleyerek babasını düzeltti. Çarşamba günü okulda kutlamayı yapmışlar. Fotoğrafta da öğretmenlerinin yaptığı çilek şapkasıyla poz verdi Ateş. Çok sevdi bu şapkayı. Gece onunla yatmak istiyor. Bu sabah da 9 gün tatil diye sevine sevine gitti okula. Benekli'nin 2. kitabını da bitirmişler, çok mutlu.
Bu sabah kalkınca üşüdü biraz. Üstüne birşeyler giydirdim. O sırada babası ona "sıcak çay yapalım da iç" demiş. Ateş de babasına kızmış. "Sadece ağzım mı üşüdü sanıyosun, her tarafım üşüdü" demiş.
Diaresi devam ediyor. Yeniden gaita tetkiki yapıldı, hiçbir şey yok. Doktor muhtemelen geçirilen enfeksiyona sekonder laktoz intoleransı olduğunu söyledi. Süt ve süt ürünlerini kesmemiz gerekti. İki gündür süt içmiyor. Zaten iştahı çok azaldı, 2 kg verdi. Kaka hafif öbek oluşturur gibi oldu ama o kadar. Zaten iyileşme biraz uzun bir süre alıyormuş. 2 hafta kadar süt yok. Sonra kaka düzelirse yavaş yavaş tekrar başlayacağız.
Bu arada yeni balıktan bahsetmeyi unuttum. Yeni balığın adı küçük altın akvaryum balığı, tahmin edileceği gibi altın sarısı renginde.
Yarın sabah Pelin teyze geliyor. Tatilde birlikteyiz.
