
İlk kalabalık tatilimiz bitti. Alttaki yazıda yazdığım gibi çocuklar harika bir ekip oluşturdular. Özellikle 4 büyük birarada çooooook eğlendiler. Ateş denizde onlara çok fazla katılamadı, çünkü hepsi balık gibi yüzüp, birbirlerine çılgın su şakaları yapıyorlardı. Bu iş Ateş'in yüzmesine yaradı. Derin yerlere gitmek için taktığımız kolluklarla dalga geçtikleri için Ateş hiç kolluk takmak istemedi. Onlara göstermek için yüzmesini daha da ilerletti. Şimdi gayet güzel yüzüyor. Ama tabi kol ve bacak hareketlerini ilerletmesi lazım. Belki, bin kez kafası suya battı, ama artık hiç aldırmıyor.
Özellikle deniz dışında Ateş de diğer çocuklarla çok eğlendi. Genelde hep birlikte aynı masada yemek yediler. Sonra Ateş'in okuldan arkadaşı Yağız da geldi. Ateş Yağız'la denizde su savaşı yaptı, okey oynadı, futbol oynadı. Kısaca bütün hafta çooooook iyi vakit geçirdi. Öyle ki, oraya götürdüğüm bütün aktiviteleri (çizim kitapları, oyun hamurları, oyunlar, resim defterleri, boya kalemleri vb.) aynen geri getirdim. Sadece geceleri -yorgunluktan bayılmazsa eğer- Felaket Henry okuduk. Bir de öğlenleri çok sıcak olduğu zamanlarda toplam 2 film izledik. Oyuncak Hikayesi 1 ve 2'yi izledik. Dün öğlen de sinemaya gidip üçüncüsünü seyrettik. Ateş filmleri çok beğendi.
Cumartesi günü Toprak Efe'nin 2. doğumgünüydü. Hep birlikte deniz kenarında kutladık. Toprak Efe'nin kuzenlerinin de gelmesiyle çocuk sayısı daha da arttı. Biz Toprak Efe'ye, oyuncak hikayesi filmlerinde iyi rollerden birinde oynayan Patates Kafa'dan aldık. Ateş küçükken çok severek oynamıştı, ama şimdi hatırlamıyor.
Neyse, cumartesi akşamı eve döndük. Dün sinema dışında evde yayılarak geçirdik günü. Bugün biz işteyiz, Ateş evde ablasıyla oyun oynuyor. Haftasonu yine deniz.
