Ateş temmuz başladığından beri tatilde, yani okula gitmiyor. Burdaysak evde ablasıyla kalıp oyun oynuyor. Haftasonları zaten denize gidiyoruz hep birlikte. Evde çok mutlu, epeydir oynamadığı, oynamaya zaman bulamadığı oyuncaklarının hepsini döktük ortaya, bayıla bayıla oynuyor. Akşamları ise evde durmuyoruz genelde. Salı akşamları Ateş'in tenis dersi devam ediyor. Dün akşam 4. dersi vardı. Çoook severek gidiyor. Sabah, akşama tenise gideceğimizi söylediğimde "oleyyy, ama keşke şimdi gitseydik" dedi. Mehmet Eren dün hastalanıp gelemediği için Ateş 2. kez tek başına ders aldı. Öğretmeni önce sıkılabileceğini söylemişti, ama tek başına derste bile çok mutlu oluyor, ders hiç bitmesin istiyor. Öğretmeninin söylediğine göre birkaç ders ilerden gidiyormuş, yapmasını hiç ummadığı hareketleri yapabiliyormuş. Tenisten sonra da sadece tenis oynayanların duş alabileceği yerde duşunu alıyor Ateş. Bundan çok hoşlanıyor. Cuma günü denize gidip bu sefer öbür haftaya kadar kalacağız. Ateş'in kuzenleri Lal, Alp ve onların kuzenleri gelecek. Abi de kalacak bizimle. Böylece bol çocuklu bir tatil olacak bu sefer. Ateş artık o kadar arkadaş canlısı ki, hiç tanımadığı çocuklarla bile anında arkadaş oluyor, oyun oynuyor. Umarım keyifli bir tatil olur. Sonra ağustosta da tatil yapacağız, bu sefer daha uzun bir tatil olacak.
Bugün ya da yarın Ateş'in okulu yeni yerine taşınıyor. Ateş eylülde 6 yaş sınıfına okulunun yeni yerinde başlayacak.
Bugün öğleden önce benim işyerime geldi, birlikte işyerimi gezdik, iş arkadaşlarımla sohbet etti, masa tenisi oynadı, resim yaptı. Daha önce de gelmişti, ama pek hatırlamadı. Sonra başbaşa güzel bir yemek yedik ve onu eve bıraktım. Yarın da babasıyla öğle yemeğine çıkacak, sonra babasının işyerine gidecek. Eve birlikte dönecekler. Pek mutlu oldu bizim işyerlerimize geldiğine.