Çarşamba, Temmuz 28, 2010

Evdeyken neler yapıyoruz?

Denizde değilken Ateş gündüzleri evde kalıyor, ablasıyla oyun oynuyor. Denize gitmeyi çoook seviyor tabi ki, ama evde olmaktan da çook mutlu. Uzun zamandır oynamadığı oyuncaklarını çıkardık. Geç kalkıyor, direk oyun oynamaya başlıyor. Bazen televizyon, bazen bilgisayar, çokça oyunla geçiyor günleri. Akşam olup biz işten geldiğimizde ise çoğunlukla dışarıya çıkıyoruz. Sadece pazartesi akşamları evdeyiz. Salı ve perşembe (Ateş çok sevdiği için haftada 2'ye çıkardık) tenis dersi var. Çarşamba akşamları da genelde dışarda bir aktivite oluyor. Cuma akşamı zaten denize gidiyoruz ve hafta bitiyor.
Ateş'in evde olduğu geçen haftalarda bir gün Ateş'i işyerime götürdüm. Heryeri gezdi, masamda oturdu, masa tenisi oynadı, herkesle sohbet etti, resimler yaptı. Sonra ikimiz birlikte öğle yemeğine gittik bir restorana. Sonra da onu eve bıraktım. Bir başka gün babası götürdü işyerine. Orda da tanıdığı herkesi ziyaret etmiş, yine yemek yiyip döndüler. Geçen hafta bir gün öğlen de Ateşko'yu playlande götürdüm. Ara ara gördüğünde istiyordu, ama hep çok kalabalık olduğu için girmiyorduk. Bu sefer sakin olur diye özellikle öğlen gittik. 1,5-2 saate yakın vakit geçirdik. Trambolinde uzun uzun zıpladı. Yeni ve daha büyük çocuklar için gelen oyuncakları denedik. Kendi söylediğine göre, "çoktan da çok iyi" vakit geçirmiş.
Deniz kenarında vakit çoğunlukla kumda ve denizde geçiyor. Baştan ayağa kumlara bulanıyor, denizde gayet güzel yüzüyor, özellikle bu hafta çok ilerletti. Hortumla ya da duşta kendi duşunu alıyor. Sadece çok sıcak öğle saatlerinde odaya giriyoruz.
Yani yaz çok güzel geçiyor...
NOT: Lades tüm hızıyla devam ettiği gibi, bir de "evet-hayır" oyunu çıktı başımıza.
Lilypie Kids Birthday tickers