Amsterdam'daki otelimizden ayrılıp Brüksel'e doğru yola çıktık. Önce yol üzerinde Breda isimli bir kente uğradık. Şehir meydanında pazar vardı. Etrafı dolaştık, güzel bir şehirdi. Sonra yine çok güzel şehirlerarası yollardan geçerek Antwerp'e vardık. Antwerp büyük ve güzel bir şehirdi. Bir tanıdığın tavsiye ettiği Giovanni isimli bir italyan restoranında pizza yedik. Şehir meydanını dolaştık. Çok güzel tarihi binalar vardı. Sonra yine yola çıkıp akşamüstü Brüksel'e vardık. Otelimiz şehir merkezindeydi. Küçük, ama çok özenilmiş ve çok güzel bir oteldi. Dekorasyonu için çok emek verilmişti. Otele eşyalarımızı bırakıp yürüyerek şehir merkezine gittik. Bize tavsiye restoran çok dolu olduğu için başka bir restorana oturup midye yedik. Şehrin büyük meydanı olan Grand Place'de dolaştık. Tam akşam vakti olduğu için ışıklarla meydan ve binalar çok güzel görünüyordu. Sonra tekrar otelimize döndük.
Ertesi gün planda mini europaya gitmek vardı. Ama 13 günlük yolculuğumuzun tek yağmurlu günü bugüne denk geldi. Bazılarımızın yağmurluklarının aslında yağmurluk olmadığını o gün öğrendik. Çok ıslandık. Islak ıslak gezmeye çalıştığımız mini europa ise özellikle çocuklar için çok güzel bir yerdi. Avrupa Birliği'nde yer alan ülkelerin önemli yapılarının oldukça özenli yapılmış maketleri vardı. Eyfel kulesinden Brüksel şehir meydanına, piza kulesinden saat kulesine kadar birçok yer yapılmıştı. Çocuklar için güzel düzenlenmiş bir yerdi, ülkelerin milli marşlarını dinlemek de mümkündü. Dediğim gibi, yağmur dışında herşey çok güzeldi. Metroyla şehir merkezine otelimize geri döndük. Kuru birşeyler giyip tekrar dışarı çıktık, ama fayda etmedi, tekrar ıslandık. Bu sefer yolculuk ünlü olan, ama neden ünlü olduğunu hiç anlamadığımız Manneken Pis heykelini görmeye gittik. Pek de görülecek birşey değildi zaten. Sonra etrafta dolaştık, Brüksel waffle'ı yedik. Ama Hollanda'daki poffertjes'lerden sonra pek beğenmedik. Otele döndük.
Ertesi gün Gent ve Brugge'e gitmek için tekrar yola çıktık. Gent güzel bir şehirdi. Etrafta yürüyerek dolaştık yine. Sonra çok ünlü ola Brugge'e gittik. Burası da kanalları ve manzarasıyla ünlü çok güzel bir şehirdi. Çok güzel bir kanal gezisi yaptık. Yürüyerek şehirde dolaştık. Şehir meydanları da çok etkileyici ve güzeldi. Evleri çok güzeldi. Akşam tekrar otelimize geri döndük.
Ertesi sabah Brüksel'de benim doğumgünümü kutladıktan sonra (bu Ateş için çok önemliydi) bu kez son durak olan Köln'e gitmek için tekrar yola çıktık.
