Çarşamba, Nisan 30, 2014
Trambolin
Pazartesi ve salı günü okullar yine tatildi. Bu sefer 8. sınıfların sınavları vardı. Pazartesi günü öğlene kadar evde durdu Ateş. Öğleden sonra babasıyla birlikte onun dışardaki işlerini hallettiler. Epeyce yer dolaşmışlar, yemek yemişler, alışveriş yapmışlar, yorgun argın eve döndüler. O güne kadar Ateş hiç ödev yapamamıştı. Pazartesi günü birazcık ödev yaptı. Salı günü sabahı benimle birlikte işe geldi. Ödevlerini de aldık yanımıza. Benim yanımda güzelce ödevlerini yaptı ve bitirdi. Öğle yemeğimizi, Ateş'i çok mutlu edecek şekilde bir makarnacıda yedik. Öğleden sonra yine kampüs içindeki açık hava spor ve oyun merkezinde Ateş'i arkadaşlarıyla buluşturdum. Biz anneler olarak oturup birşeyler yedik, içtik. Ateş, Kerem, Melisa ve Tayga da çılgın gibi oyun oynadılar. Önce basketbol, sonra trambolin, langırt, sonra trambolin, dondurma, sonra trambolin gibi bir sıralama oldu. Akşamüstü saat 7'de zorla ayırdık çocukları. Ama bu kadar çok trambolinde zıplarken Ateş muhtemelen bir yerlere çarpmış. Eve geldiğimizde inanılmaz sırtı ağrıyordu. Sıcak banyo ve ilaçla uyudu. Ama sabah kalktığında hala çok canı yanıyordu. Okula gitmek üzere hazırlandığı halde evden çıkamadı, ağladı. Biz de haline üzülüp evde kalmasına izin verdik. Şimdi evde, yarın da tatil, bu sefer deniz kenarına gideceğiz.
