Perşembe, Ağustos 21, 2014

Düğün

Haftasonu Ateş'le Ankara'ya gittik. Kuzenimin düğünü vardı. Kuzenim benden 14 yaş küçük, bebekken kucağımda gezdirdiğim bir kuzenimdi. Cumartesi günü evlendi. Ateş'le cuma günü otobüse bindik, öğleden sonra halamın evine vardık. Ev kalabalıktı, Ateş biraz şaşırdı bu kalabalığa. Akşamüstü ikimiz gezilerimize başladık. Önce kuğuluparka gittik. Ateş'e buranın Ankaralılar için özel bir yer olduğunu anlattım, Kıtır'da birşeyler yedik, Tunalı Hilmi'de yürüdük, eve döndük. 

Ertesi gün evdeki kalabalık akraba grubuna biraz daha ısındı Ateş, hep birlikte kahvaltı yaptık. Sonra Ateş'le birlikte benim daha önce hiç görmediğim Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne gittik. Sesli rehber de alarak oğlumla başbaşa gezdik müzeyi. Muhteşemdi, inanılmaz beğendik. Eserlerin önünde durup anlatımları dinledik, fotoğraflarını çektik. En az 2 saat kaldık, aslında rahatlıkla daha uzun gezilebilir. Sonra ordan çıkıp 100 metre mesafedeki Koç Müzesi'ne gittik. Burda Figen ve oğlu Sarp'la buluştuk. Ateş Sarp'la geçen sene Ege'nin doğumuna gittiğimizde Ç.....'de tanışmıştı, hatta dördümüz birlikte kızma birader oyunu oynamıştık, çok eğlenmiştik. Burda öncelikle yakın bir yerde öğle yemeğimizi yedik birlikte, sonra Koç Müzesi'ni gezdik. İstanbul'daki kadar büyük değilse de, yine de özenli ve güzel bir müzeydi. Bu müze de bittikten sonra Figenler'le ertesi gün buluşmak üzere ayrıldık. Biz halamın evine dönüp düğün için hazırlandık. Akşamüstü kalabalık bir grupla düğüne gittik. Düğün açıkhavadaydı, hava güzeldi. Biz en ön masadaydık. Tabi ki güzel ve duygusal bir düğün oldu. Ben de yıllardır görmediğim akrabalarımı görmüş oldum. Ateş birçok kişiyle aynı zamanda tanışınca herkesi karıştırdı. Bir ara çocuklarla koşuşturdular, bir ara ipad oynadı, etrafı izledik, biraz dans ettik birlikte. Gecenin sonuna doğru fazla müzikten daraldı, düğünün bitmesini içerde bekledik. Eve yorgun argın döndük. 

Pazar sabahı yine ev halkıyla kahvaltı yaptık. Bu arada ben Ateş'e, orda gördüğü akrabalara ait bir soy ağacı çizdim. Bütün aile de katkıda bulundu. Böylece biraz kimin kim olduğunu anlayabildi. Bunu genişletip Ateş'in iki taraftan bütün sülalesinin soy ağacını çıkarmaya karar verdik. Öğlen civarında yine Figenler'le buluşup bu sefer MTA Tabiat Tarihi Müzesi'ne gittik. Burda da yüzmilyonlarca yıllık fosillerden dizonor kemiklerine, değerli ve değersiz taşlardan dünyanın tabakalarına kadar çok şey vardı. Çocuklarla burayı gezdikten sonra bir diğer arkadaşım Belgin'in de bize katıldığı bir yemek yedik. Sonra kısa süreyle Belgin'in evini ve annesini ziyaret ettik. Ordan çıkıp Figenler'e gittik. Akşama kadar ordaydık. Çocuklar biraz oyun oynayıp film izlediler. Gece halamlara döndük.

Pazartesi öğlen dönüş otobüsümüz vardı. Ancak Ateş'le otobüse binmeden önce Anıtkabir'i de gezmeye karar verdik. Ateş daha önce görmüştü, ancak daha küçük olduğu için tam hatırlayamıyordu. Müzeyi gezdik, fotoğraflar çektik, yine çok beğendik. Ordan kendine bir anıtkabir maketi aldı. Sonra otobüse binip evimize döndük. Otobüsle hem giderken, hem de gelirken birlikte film izledik. Mola yerlerinde yemek yedik. Son zamanlarda sıkılmış olsak da çok güzel yolculuklar yaptık. Akşamüstü, Ateş'in hasretinden ölen babasıyla buluştuk.
Lilypie Kids Birthday tickers