Sabah 6'da buluşup limana gittik. Arabamızı parkettik, yanımıza bir günlük ihtiyaçlarımızı sırt çantalarıyla alıp feribota bindik. Çok özel bir yolculuktu. Baltık denizini cruise gemiyle yaklaşık 2 saatte geçtik. Feribotumuz Viking Line idi. 10 katlı kocaman bir feribottu. İçinde free shoplardan kafelere birçok yer vardı. Rahat rahat masalarımızda oturarak, yemek yiyerek, alışveriş yaparak, güvertede gezip Baltık Denizini izleyerek yolculuk yaptık. Çok güzeldi. Helsinki'ye yaklaşınca seyre çıktık. Helsinki'de birçok ada var, onların arasından şehrin limanına vardık. Kısa bir tur atıp otelimizi bulduk. Eşyalarımızı bırakıp hemen gezmeye çıktık. Limana çok yakın kurulmuş olan pazarda açık havada bir yerde çeşitli balıklar ve paella yedik. Ateş hering balığı yedi, hamsiye benzetti ve beğendi. Sonra şehri yine yürüyerek gezmeye çıktık. Helsinki Üniversitesi, Helsinki katedrali ve çok yakın bir adadaki Uzpenski katedralini gördük. Ünlü bir dondurmacıdan dondurma aldık, Esplanade parkının kenarında yedik, yine yürüdük, şehrin büyük botanik parkında dinlendik, yine yürüdük. Limandan kalkan bir tekneyle 1,5 saatlik Helsinki adaları gezisi yaptık. Artık burda çocuklar yorgunluğa ve uykusuzluğa dayanamayarak uyuyakaldılar. Ama uyumadan önce yine de pek çok yeri ve o anda bungee jumping yapan birini gördüler. Limana vardığımızda yine gezerek ve yürüyerek otele döndük. Galiba botanik parkı dinlenmesini bu arada gerçekleştirdik. Neyse otele yakın bir yerde pizza yedik. Otel güzeldi, ancak odalar küçüktü. Bu nedenle oda partimizi otelin bahçesinde yaptık. Çocuklar yerlerden topladıkları dallarla değişik oyunlar oynadılar. Biz de gelecek seneki rotamızın hayalini kurduk.
Ertesi sabah kahvaltıdan sonra yine hızlı bir yürüyüşle limana giderek feribota bindik. Bu sefer günlerden cumartesiydi ve daha ucuz olduğu için Tallinn'de haftasonunu geçirecek çok sayıda Finli vardı. Bu nedenle kuyruk vardı ve gemi daha kalabalıktı, ama biz yine büyük bir keyifle yolculuğumuzu tamamladık. Tallinn'e vardığımızda arabamızın ve bavullarımızın aynen yerinde durduğunu görüp sevindik ve Valga'ya doğru yola çıktık. Valga, kardeş kenti Letonya'daki Valka ile birlikte iki ülke arasındaki sınırı oluturan, küçük ama çok güzel ve sakin bir şehir. Hemen otelimizi bulduk. Toplam 15-16 odalı bu küçük oteli çok beğendik. Büyük bir bahçesi vardı, çimlerin üzerinde oturma alanları, temiz ve ferah odaları vardı. Avlananlara hitabeden bir otelmiş. Heryerde doldurulmuş hayvanlar vardı. Tabi hemen yürüyerek gezmeye çıktık. Hemen otelin yakınında çok güzel ve büyük bir göl bulduk. Gölün kenarı tek katlı güzel evlerle, oyun parklarıyla, paten ve kaykayla gezen gençlerle doluydu. Burda vakit geçirdik. Etrafı gezdik, otele döndük, bahçesinde geç vakite kadar oturduk. Biz keyifle sohbet ederken çocuklar kocaman bahçede gönüllerince oynadılar. Hatta bir ara bir meteor yağmuru keşfettiler. İlk başta ihtimal vermesek de, biz de olaya tanıklık ettik. İnternetten baktığımızda en yakın meteor yağmurunun 12 ağustosta olacağını gördük, o anda gördüğümüze bir anlam veremedik. Ancak bugün gazetede, bu meteor yağmurunun temmuz sonu, ağustos başında görüldüğünü, bugünün, yani 12 ağustosun ise en iyi izlendiği gün olacağını yazıyordu. Demek ki, Ateş ve İpek'in keşfettiği, Perseid meteor yağmuru idi.
Bir sonraki sabah, yine bahçede güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra arabamıza bindik, Letonya'daki ikiz şehir Valka'dan da geçerek tekrar Riga'ya doğru yola çıktık. Bu arada içecek molası vermek için yer ararken bir köy pazarına denk geldik. Çok hoşumuza gitti. Bir pazarcıdan çok güzel bir peynir aldık, çocuklara kurabiye, tahta kılıç, peynir tabakları gibi çok güzel ve ilginç şeyler alarak yolumuza devam ettik. Riga'ya gelip ilk otelimize tekrar yerleştik. Otelin yakınlarındaki bir marketten buraya getireceğimiz birkaç parça birşeyler aldık. Sonra çocuklara söz verdiğimiz gibi yine Lido'ya gittik. Bu sefer Ateş ve İpek kendi başlarına bütün oyun alanını keşfettiler, istedikleri herşeyi yaptılar. Biz de oturup dinlendik. Sonra Lido'da hep birlikte yine güzel bir akşam yemeği yedikten sonra otelimiz döndük. Tabi ki bir son akşam partisi yaptık.
Ertesi gün ise arabamızı havaalanında teslim ettik, ilginç bir şekilde iki uçuşumuzda da aynı uçağa binerek evimize döndük. Bizim üç bavulumuzdan biri ancak ertesi gün gelebildi, ama bir problem olmadı. Çok güzel bir geziyi daha bitirdik, darısı diğer gezilere...
